Büşra Özyurt

Büşra Özyurt
Ve en çok da kitaplarda kendini buluyordu...
7/10
·81 syf.··
2025 16. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 12:51
İntihar, yazarın arkadaşının intiharı üzerine arkadaşının hayatı ve onu intihara götüren olayları anlattığı eseridir. Kitap bir anı- mektup tarzında yazılmıştır. Tabi kitabın arka kapağından da anlaşılacağı üzere intihar eden kişi bir arkadaşı mı yoksa hayali bir kişi mi asla bilemeyeceğiz. Belki de kendisi... Yalnızlık, belki de onu bu noktaya iten sebep. İnsanlar içerisinde yalnız olmak ya da yalnız olmayı seçmek. Hayata, yaşamaya ve intihara daha yakın bir açıdan bakmamızı sağlamıştır. Edouard Leve kitabını teslim ettikten sadece on gün sonra ise intihar etmiştir. * Yalnızca yaşayanlar tutarsız görünür. Ölüm, onların yaşamını oluşturan olay dizisini sona erdirir. İşte ondan sonra, boyun eğip o olaylara bir anlam yüklemeye çalışırız. Anlam yüklemeyi reddetmek, bir yaşamın, dolayısıyla yaşamın kendisinin saçma olduğunu kabullenmek demektir. * Çünkü dünya tutarlı bir olay dizisi değil, algılanan darmadağınık şeylerin yığınıydı. * Kitaplardaki yaşam, ister belgelenmiş ister uydurulmuş olsun, sana gördüğün, duyduğun yaşamdan daha gerçek geliyordu. Gerçek yaşamı algılarken tek başına oluyordun. Yeniden anımsadığında da, belleğindeki belirsizlikler yüzünden zayıflamış oluyordu. Ama kitaplardaki yaşamı başkaları düşlemişti: Okuduğun şey iki bilincin, seninkiyle yazarınkinin üst üste gelişiydi. Algıladığın şeyden kuşku duyuyordun, yoksa başkalarının uydurduğu şeyden değil. Gerçek yaşama sürekli dalgalanmaları içinde katlanmaya çalışırken, kendi ritmine göre okuyarak kurgusal yaşamın akışına söz geçirebiliyordun: onu durdurabiliyor, hızlandırabiliyor ya da yavaşlatabiliyordun. Geriye dönebiliyor ya da geleceğe sıçrayabiliyordun. Okur olarak, bir tanrı gücü vardı sende: Zaman sana boyun eğiyordu. Ağızdan çıkan sözlere, en doğrularına bile gelince, onlar yel gibi geçip
2025 Okuma Raporları
İntiharÉdouard Levé · Sel Yayıncılık · 20214,169 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·88 syf.··
2025 15. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 17:41
Eğer Ayfer Tunç ile daha önce tanışmadıysanız Aziz Bey Hadisesi tam da tanışma kitabı. Dili akıcı ve olay örgüsü merak uyandırıcı. Kısacık bir kitap zaten, bu yüzden olay örgüsünü çok anlatmak istemiyorum. İlk sayfalar Aziz Bey'in bir meyhaneden atılması ile başlıyor. Onu meyhaneden atan Zeki bey ise Aziz Bey'in o halinden sonra sürekli bir haklı olduğuna dair onay alma içerisinde çevresine karşı. Yer yer Aziz Bey'in yalnızlığına, pişmanlığına, yaşadığı boşluk duygusuna ve en önemlisi hayal kırıklığına şahit oluyorsunuz. Bu haklı olma ihtiyacı Zeki bey ve Aziz bey arasında değil aslında. O ve sevdiği kadın arasında...İşte asıl meselede Aziz bey haklı diyebiliriz tartışmasız. Tabi bazen haklı olmak da yetmiyor. Bazı şeylerden ders alabiliyor muyuz yoksa o savaşın içinde savaştığımız kişiye mi dönüşüyoruz ister istemez? Aziz Bey Hadisesi
BüDi Kitap Kulübü
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
6/10
·106 syf.··
2025 14. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 23:33
Yazar 1974 yılında film yönetmeni yakın arkadaşı Lotte Eisner'in Paris'de hasta yatağında olduğunu öğrenmesi ile beraber bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Çünkü Alman sineması böyle bir film yönetmeninden mahrum kalmamalıdır. Fakat bu yolculuk sıradan bir yolculuk değildir. Herzog Almanya ve Paris arasındaki yolculuğunu yürüyerek gerçekleştirir. Bu yürüyüşte kırsal kesimdeki o halkın her haliyle karşılar, dinlenmek için bulduğu her boş alanı kendine dinlenme ve uyuma alanı yapar. Yürümekten ayakları yara olmuştur artık çünkü bu yürüyüş uzun bir süre zarfında gerçekleşir. Herzog bu yürüyüşü hem arkadaşı hem de kendiyle baş başa kalmak için yapar. Kitap aslında ilk başta bir yayınlanma amacıyla yazılmaktan ziyade Herzog'un anılarını not aldığı bir seyahat tarzı notlar şeklinde yazılmıştır fakat Herzog bir süre sonra bu gördüklerini ve deneyimlerini tüm insanlara anlatmak ister. İşte bu noktada aslında biz Herzog'un yürüyüşüne eşlik eder hale geliriz. Benim için çok akıcı bir kitap denemez çünkü sevdiğim bir tarz değil. Evet bu yolculuk güzel bir şekilde anlatılmış ama maalesef kitabın içine tam giremedim. Eğer yolculuk, seyahat, gezi tarzı kitapları seven biriyseniz bence çok seversiniz. Buzda Yürüyüş
Buzda YürüyüşWerner Herzog · Jaguar Kitap · 2016507 okunma
9/10
·152 syf.··
2025 13. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 00:39
Anne babasının henüz 9 yaşındayken ayrılması üzerine Antonio annesiyle beraber yaşamaya başlar. Okul hayatının da başlamasıyla Antonio'da bir farklılık ortaya çıkmıştır. Odaklanma sorunu ya da transa girme hali gibi... İlk başlarda doktorlar bunun normal olabileceğini ve zamanla düzelme olasının olduğunu söylerler. Ki tam da doktorun dediği gibi yaşı büyüdükçe bu durum düzelip unutulur. Bu halinin bir anda tekrar daha ciddi bir şekilde ortaya çıkmasıyla beraber aile artık iyi bir doktora götürmeleri gerektiğini anlayıp Antonio'yu bir doktora götürür. Doktor tarafından epilepsi teşhisi konulmuştur fakat biraz araştırma sonucu Marsilya'da alanından uzman bir doktorun olduğunu fark etmeleriyle, Antonio ve ailesi Marsilya'ya yolculuk yapar. Aralarına Antonio'nun 9 yaşından beri görmediği babası da katılır. Marsilya'daki doktor ilaçlarını biraz daha azaltıp verdiği ilaçları iki sene kullandıktan sonra tekrar kontrole gelmesi gerektiğini de aktarır aileye. Antonio, ilaçları ile beraber geçirdiği bu süreçte herhangi bir kriz geçilmez. İki yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçmiştir. Antonio'nun annesinin önemli bir işi dolayısıyla yolculuk sadece Antonio ve babası arasında gerçekleşir. Marsilya'da doktorla görüştükten sonra doktor son bir test yapmaları gerektiğini, eğer bu iki gün boyunca hiçbir nöbet geçirmezse hastalığın artık ortadan kalktığını ve ilaçları da bırakabileceğini belirtir. Bu iki günlük süreçte Antonio hiçbir şekilde uyumamalıdır. Vücut stres ile beraber epilepsiyi tetikleyebilir eğer hastalığı devam diyorsa. Eğer bu strese rağmen herhangi bir kriz olmazsa artık ilaçsız bir şekilde hayatına devam edebilecektir. Bu iki günlük süreçte babası da uyumayı reddeder ve oğluyla beraber vakit geçirir. Bu zaman diliminde birbirlerini tanıyıp, derin tartışma ve
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,000 okunma
8/10
·256 syf.··
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2025 00:00
Sylvia Plath'den okuduğum ilk kitap ve sevip sevmeme konusunda kararsız kaldım açıkcası. Kitabın ilk bölümleri sanki romantik ve bir genç kızın kendini bulma hikayesini okuyacaksınız hissiyatı veriyor. Bilakis öyle de fakat bunu Esther biraz zor bir yoldan öğreniyor. Esther başarılı bir üniversite öğrencisidir. New York'a büyük amaçlar için gelerek bir moda dergisinde işe başlar. Zamanla dönemin kadınlarından farklı olduğunu, farklı düşündüğünü fark etmesiyle kendini bulma yolculuğu başlar aslında. Erkeklere bakış açısı, onların yalanları, hemcinslerinin hayat görüşleri ile aynı düşünmemesi onu bir bunalıma sürükler. Özgür olmak evlenmemek istemektedir. 1950'lerdeki kadına bakış açısı ve baskısı da göz önüne alınınca işin içinden çıkamayacak bir duruma düşer. Bir çok kez intihara girişir ve psikolojik tedavi görmeye başlar hatta şok tedavisi görür. Yazarın yarı otobiyografik kitabı olduğunu da düşünürsek eseri okumadan önce yazarın hayatına ve yaşadıklarına bakarsak eseri anlamak daha kolay olacaktır. Öyle ki yazar bu kitabı yazarken kendi de psikolojik rahatsızlıklar yaşamaktadır ve bu esere yansır. Kitabın sonu ucu açık bırakılmıştır, Esther iyileşti mi bilinmez fakat bildiğimiz tek şey Sylvia'nın kitabı yazdıktan kısa bir süre sonra intihar ettiğidir. Sırça Fanus Sylvia Plath
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma