Robert Langdon

Robert Langdon
@TheThoth
Tarih
Lisans
İstanbul
İstanbul, 3 Kasım
620 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Anaksimandros
Thales'ten daha genç olduğu bilinen Miletos'lu Anaksimandros, yaptığ ilk bilimsel eleştiri, geliştirdiği ilk kozmoloji, çizdiği ilk dünya haritası (pinaks), oluşturduğu ilk organik evrim teorisi ve yazdığı ilk düzyazı doğabilim kitabıyla, doğabilimlerinin kurucularından olmasının yanı sıra kendisi dahil her şeyi eleştirmesiyle, modern uygarlığımızın en büyük mimarlarından biridir. Anaksimandros ayrıca güneş saatinin ilk mucidi ve dünyanın boşlukta durduğunu ilk söyleyen bilgindir.
Sayfa 2
Tarih
Reklam
Thales'in en önemli katkısı hiç kuşkusuz, doğa bilimlerinin her türlü dogmadan uzak, ilk akılcı varsayımlanını ortaya atmasıdır. Doğa bilimlerinin egemen olduğu bugünkü Batı uygarlığının ve Eski Yunan felsefesinin temeli, Batı Anadolu'da, lyonya'da, bilimin ana vatanı olan Miletos'ta atılmıştır.
Sayfa 1
Tarih
Doğanın belirli kanunları olduğunu sezen bilimin Miletos (Balat)'lu öncüleri, MÖ VII. ve VI. yüzyılda doğa olaylarının yorumlanmasını dinsel kalıplarından kurtararak özgür eleştirel düşünce yöntemi ile ele almış ve bugünkü uygarlığımızı oluşturan doğa bilimlerinin temellerini atmışlardır.
Sayfa 1
Tarih
Dolayısıyla köle, Brezilya toplumunda her yerde var olan bir unsurdu ve ekonominin işleyişi için hayati önem taşıyordu, ama sadece artı değer üretmek için değil. Kölelik toplumun içine işlemişti, onun tasarruf biçimlerini, hayal gücünü, dinselliğini, cinselliği, kolektif zihniyetini, statü sembollerini, aile hayatının işleyişini ve çok daha fazlasını etkiliyordu. Köle figürü köle olmayanlar için öylesine gerekliydi ki onlar için "doğal bir olgu, yaşama ve yaşamaya karşı istemsiz ve bilinçdışı yaklaşımlarının belirli bir özelliği oldu. Brezilya, Batı tarihinde (hem antik hem de modern) antik Yunan filozofu Aristoteles'in köleliği doğal kabul eden toplum görüşünün en kapsamlı dışavurumudur.
Sayfa 164
Tarih
Aslında köleler sadece çiftlik işlerinde kullanılmıyordu. Örneğin Bahia'da kölelerin onda birinden azı şeker plantasyonlarında kullanılmaktaydı. 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında, São Paulo capitania'sındaki hanelerin yüzde 13 ila 39'u küçük köle gruplarına sahipti. Köle sahipleri arasında tütün yetiştiricileri, balıkçılar, içki damıtma fabrikaları sahipleri, zanaatkärlar, kilise ileri gelenleri, serbest meslek mensupları, küçük iş adamları ya da yol ekibi sorumluları bulunabiliyordu.
Sayfa 164
Tarih