Afrika'daki, Asya'daki, Güney Avrupa'daki saraylara baktığınızda, buradaki ünlü haremlerin sahiplerinin aletleri kalktığında, zevk aldığı kişiye zevk vermeyi umursayıp umursamadıklarını fark edersiniz; onlar emreder diğerleri uygular, onlar zevk alır ve kimse karşılığını istemeye cesaret edemez; onlar tatmin olurlar ve diğerleri geri çekilir. Zevklerini paylaşma cesaretini gösterenler saygısızlık yapmış varsayılır ve cezalandırıldıkları dahi olur.
Tüm zamanlarda, her yüzyılda, her çağda diktatörlükle din arasında son derece açık ve binlerce kez ispat edilmiş bir bağlantı vardır. Bunlardan birisine zarar verirseniz diğerini de baltalarsınız. Bu basit gerekçe nedeniyle birincisi yasaları daima ikincinin hizmetine verir.
Bu kadar kalabalık bir toplumun bir bireyinin eksik veya fazla olmasının ne önemi olabilir? Kanunları, gelenekleri, alışkanlıkları zarar mı görür? Toplumların üzerinde bir bireyin ölümü hiçbir zaman herhangi bir etki uyandırdı mı? En büyük savaşın kaybedilmesinin ardından, dünyanın yarısının, hatta tamamının yok olmasından sonra kurtulacak birkaç insan en ufak bir farklılık hisseder mi? Hayır, asla! Doğa da bundan fazlasını hissetmeyecektir ve insan soyunun tamamen ortadan kalkmasının peşisıra gezegenlerin hareket etmeye devam ettikleri görülünce her şeyin kendisi için yaratıldığına inanan insanın ahmakça kibri epey kafa karışıklığı yaratacaktır.