Matematik, elinizdeki şeyi istediğiniz incelikte öğüte bilen usta işi bir değirmene benzer; ama yine de dışan ne çıkacağını içine ne koyduğunuz belirler. Nasıl ki dünyan en iyi değirmeninde bile bezelyeden buğday unu üretilemiyorsa, aynı şekilde, sayfalar dolusu formül de yazsanız şüpheli verilerden kati bir sonuç alınamaz!
Bay Huxley'nin Piskopos Wilberforce'a meydan okuduğu Oxford'daki o unutulmaz anlara tanıklık etmek benim için büyük bir mutluluktu... Sonra Piskopos ayağa kalktı ve gayet umursamaz ve alaycı bir tavırla, o mübalağalı ve akıcı konuşmasıyla evrimin boş bir fikir olduğu konusunda bizleri ikna etmeye çalıştı; kaya güvercinleri her zaman nasılsa şimdi de öyleydi. Sonra küstahça gülümseyerek rakibine döndü ve şu soruyu sordu: "Soyunuzda bulunduğunu iddia ettiğiniz maymunluk büyükannenizin tarafından mı geliyor, büyükbabanızın tarafından mı?" Bunun üzerine Bay Huxley yavaş ama kararlı bir edayla ayağa kalktı. Zayıf ve uzun boylu adamın beti benzi atmış, yüzüne öfkeli bir bakış yerleşmişti. Büyük bir sessizlik ve ciddiyetle karşımızda durmuş ve sonra o tüyler ürpertici kelimeleri sarf etmişti; şu anda kimsenin kelimesi kelimesine tekrarlayamayacağı, hatta o an sorsanız dahi bir araya getiremeyeceği o müthiş sözlerin manası hepimiz için yeterince açıktı ve nefesimizi kesmişti. "Yeteneklerini gerçekleri gizlemek için kullanan bir adamın soyundan gelmektense bir maymunun soyundan gelmeyi tercih ederim." Huxley'nin ne demek istediği herkes için yeterince açık, yarattığı etki ise olağanüstüydü. Kadının teki düşüp bayılmış ve onu dışarı taşımak zorunda kalmışlardı.
Lightfoot'unkiyle kıyaslandığında Ussher'in hesaplamaları biraz daha sofistike sayılırdı. Ne de olsa Ussher en azından İncil'de anlatılanları bazı astronomik ve tarihsel verilerle desteklemişti. Ve ulaştığı ayrıntılı sonuç şöyle bir nokta atışı yapıyordu: Dünya MÖ 4004 yılında, 22 Ekim'i 23 Ekim'e bağlayan akşam saatlerinde yaratılmıştı. Bu özel tarih, 1701 yılında İncil'in İngilizce versiyonuna kenar notu olarak da eklenince İngilizcenin hâkim olduğu coğrafyalarda bu tarihi bilmeyen kalmamıştı.