Oğuzlar, aynı zamanda başlıca Türk ellerinde olduğu gibi, yuğ aşında yenilen atların başlarını, ayaklanını ve derilerini mezarın üzerinde bulunan sinklara asarlardı. Onların inanışına göre, ölen cennete etleri yenilen ve derileri sınıklara asılan bu atlar ile gidecekti. Bu yapılmadığı takdirde ölen, yorucu cennet yolculuğunu yayan yapmak mecburiyetinde kalacaktı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gömülme işi bittikten sonra, ölünün atlan kesilerek yenirdi ki bu da bütün Türk kavimlerinde görülen yuğu aşı veya ölü aşı geleneği idi. Türkiye'de bu gelenek yüzyıllar boyunca sürüb gelmiş ve şimdi de mahiyeti aynı kalmak sureti ile köy, kasaba ve hatta şehirlerde yaşamaktadır.
Ölülerini yakan tek Türk kavmi de onlardı. Kırgizlar şimdi Kırgızistan denilen Orta Asya'daki yurtlarına XV. yüzyılın ikinci yarısında Kalmuk Moğollar tarafından getirilmişlerdir.
Uygurlar'ın, bilindiği üzere, medeniyet ve kültür bakımlarından Türk tarihinde müstesna bir mevkileri vardır. Türk dünyasına şehirciliği getiren onlardır.
Göçebe budunlardan çoğu Gök Türkler'e tabi idiler. Tabi bu dunlar her yıl kaganlara vergi verirlerdi. Bu vergiler, herhalde yıllı ve koyun sürüleri şeklinde ödeniyordu'. Kağanların yendikleri bu dunların topraklarını ülkelerine katmak siyasetini gütmedikleri görülüyor. Bilakis onlar o topraklar ve sular idisiz yani sahipsiz kalmasın diye yenilmiş budunu düzenleyip başına bir başbuğ geçirerek o toprakları sahiplerine geri veriyorlardı.