Matt

- Sen o zaman ruhen hastaydın değil mi? - Sen ne kadar hasta idiysen, ben de o kadar hastaydım. O zamanlar ben cahildim. Bir kere düşün. Kapkaranlık bir evin içinde dolaşıyorsun. Yüzlerce odanın içinde çeşit çeşit şeyler var. Ama hiçbir ışık zerresi yok. El yordamıyla gidiyorsun. Elbette çevredeki eş­yalar kırılır. Hem başkalarının eşyalarını kırar döker, hem kendin yaralanırsın. İnsan böyle bir yerde yalnız kalınca deli mi, cani mi, yok­sa ışıktan yoksun bedbaht mı olur? İşte o zaman biraz sevdi­ğin Johan bu hâldeydi. Böyle karanlıkta kalmış daha kaç mil­yon Johan vardır.
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın. Özgürlük­ler alanında da halka dilediğiniz kadar haklar tanıyınız. Sos­yalizmin veya liberalizmin sihirli gücüne dilediğiniz kadar inanın. Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa, yasalar ve bütün sosyal hak­lar var olmasına rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz olacaktır.
Felsefe
UZUN BİR ISTIRABIN SONUNDA VE BİR SAADET ANINDA GELECEK ÖLÜMÜN TÜRKÜSÜ
Bir sahile varacak günlerimiz.. Günler ki namütenahi ıstırap. Kalmayacak bugünkü hasta, harap Yüzlerde bahtın karanlığından bir iz.   Şekillenecek ruhu çeken kutup: Sevmek kadar tatlı, yaşamak kadar Kısa bir ânın ötesinde bahar. İşte o dem ki bir ömrü unutup   Açacağız nurdan kapılarını Bugün vadedilen cennetimizin. En güzel, en son memleketimizin Bulacağız ışıktan pınarını.   Gün vuracak baktığımız her yüze Ve kızlar, kucaklarında çiçekler, Ebedi baharı getirecekler Bu yeniden başlayan ömrümüze.
Edebiyat
Açsam Rüzgâra
........ Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş! İller, göller, kıtalar aşmak. Ne hoş deniz, deniz dolaşmak Düşünceler gibi başıboş.   Versem kendimi bütün bütün Bir yelkenli olup engine. Kansam bir an güzelliğine Kuşlar gibi serseri ömrün.
Edebiyat
Oaristys
Ey hâtırası içimde yemin kadar büyük, Ey bahçesinin hoş günlere açık kapısı Hâlâ rüyalarıma giren ilk gözağnsı, Çocuk alınlarda duyulan sıcak öpücük.   Ey sevgi dalımda ilk çiçek açan tomurcuk, Kanımın akışını yenileştiren damar, Gül rengi ışıkları sevda dolu akşamlar İçime yeni bir fecir gibi dolan çocuk.   Ey tahta perdenin üzerinden aşan hatmi Ve havaları seslerimizle dolu bahar, Koşuştuğumuz yollar, oynadığımız sular, Kâğıttan teknesinde sevinç taşıyan gemi.   Duyup karşı minarede okunan yatsıyı Yatağıma sıcaklığını getiren rüya. Denizlerde onunla yaşadığım dünya Ve ey ufku beyaz cennetlere giden kıyı. Ah! Birçok şeyler hatırlatan erik ağacı Ve o ilk yolculukla başlayan hasret, zindan; Atları çıngıraklı arabanın ardından, Beyaz, keten mendilinde sallanan ilk acı.
Edebiyat