HK

“Ağlamak kötü bir şey mi?” “Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?” “Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Birlikte biraz bekleyeceğiz.” “Kabul.” Oturdum, başımı onun cılız gövdesine yasladım. “Neyi bekleyeceğiz, Zezé?” “Gökyüzünden güzel bir bulutun geçmesini.” “Ne yapacağız onu görünce?” “Kuşumu bırakacağım.” “Evet, artık ona gerek kalmadı.” Gökyüzüne baktım. “İşte şu, Minguinho,” dedim ve ayağa kalktım. Çok duygulanmıştım. Gömleğimin önünü açtım. “Bak, Minguinho.” Kuşumun, cılız göğsümden koptuğunu hissettim. “Uç, küçük kuşum, yükseklere uç. Uç da Tanrı’nın parmağına kon. Tanrı seni başka bir küçük çocuğa yollayacak. Benim için şarkı söylediğin gibi onun için de söyleyeceksin. Hoşçakal, benim güzel kuşum!”
“Hoşçakal, dostum. Sen yeryüzünün en güzel varlığısın!”
Hiçbir insan akşama çizmeye mi yoksa ölü terliğine mi ihtiyacı olacağını bilemez.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Karanlık gece de benim umutsuzluk çırpınışlarımla özlem, keder gözyaşlarımın tanığı oluyordu.
Sayfa 511·Kitabı okudu