Adadan beri sudan korkuyorum ama kendimi gemilere binmeye zorluyorum. Yapmak zorunda olmadığımı söyleyeceğini biliyorum ama zorundayım. Korku bana iyi geliyor. Korkusuz olduğumda nasıl olduğunu çok iyi hatırlamamı sağlıyor
Kendini okyanusa bakan bir uçurumun kenarında hayal et. Rüzgâr saçını savuruyor. Güneş batıyor. Ruhen ve bedenen tek bir şeyin özlemini çekiyorsun. Tek bir insanın. Arkanda ayak sesleri duyuyorsun. Dönüyorsun.
Kim var orada?
Benim cevabım: Hiç kimse.
"Sözün özü," diye özetledi Xander, "yazanın gizlediği öfkesi bir ağaç haline gelmiş, agaç meyve vermiş, meyve zehirliymiş ve düşman olduklanndan haberi bile olmayan hasmı meyveyi yemiş. Bütün mesele bir cesetle bitmiş.