Ozan

Ozan
* Heaven is a place on earth * Mutluluğun sırrı özgürlük, özgürlüğün sırrı cesarettir * İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de
Yazılım Geliştirici
Üniversite
İzmir
51 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Genel anlamda da eksikliklere dikkat göstermek, yoğunlaşmak daha akıllıcadır. Ama insanın kendisini gerçek haliyle görebilmesi son derece güçtür. Zihin kendi önemsizliğinden, ölüp gideceği fikrinden kaçtığı ölçüde çekinir. İnsanın olduğu ham, titrek, güvensiz, korkak ve zayıf şeyi anlaması için bir çeşit kasti, doğaya aykırı bir eylem, bir anti-inanç sıçraması gerekir. İçteki dev gerçekte tir tir titreyen bir cüce, yarı-deli, sinir hastası, hırslı, öfkeli, şekilsiz bir cücedir. Bir cüceyi diğerinden ayıransa girdiği kılıkların ve kendi kendisini aldatmasının (kendi kendini aldatmanın nihai göreviyse kendi kendini aldatma sürecine dair tüm izleri silmektir) doğası ve gücüdür. İyi haberse yardımı kahramanlıktan uzak doğamızı ortaya çıkarmaya yönelik kahramanca görevde bulabileceğimizdir. Edebiyatta gülünç kıymetsizliğimizi hatırlatacak örnek sürüsüne bereket mevcuttur. Mesela Shakespeare: "Aptal, bilge olduğunu zanneder ama bilge, aptal olduğunu bilir." Daha da iyi haberse bu ortaya çıkarışın özgürleştirici hatta canlandırıcı olmasıdır. Harika bir paradoks daha size: İçteki dev belki de sadece cüce diye tanınarak uyandırılabilmektedir.
Psikolog Oliver James depresyon üzerine yaptığı bir araştırmada, on iki aylık dönem dahilinde farklı ülkelerdeki duygusal sıkıntıları gösteren Dünya Sağlık Örgütü tablosuyla karşılaşınca şaşırmıştı. Tablonun zirvesinde yüzde 26,4'lük oranla ABD, en alttaysa sadece yüzde 4,3'le Çin (Şanghay) vardı. Tablodaki eğri, ülkeler geliştikçe depresyon oranlarının arttığını gösteriyordu. Ama Şanghay tümüyle gelişkin bir kentti. James araştırmak için Şanghay'a gitti ve can alıcı farkın öz-beğenide yattığı sonucuna ulaştı. ABD'de hükümet birimleri, okullar, ebeveynler ve kişisel gelişim kitapları öz-beğeninin pompalanmasını teşvikle uğraşıyordu. Oysa Konfüçyüsçü tevazu ısrarının Çin'deki egemenliği, kişisel eksiklikler üzerinde odaklanmayı getiriyordu. Dahası ABD'de dünyevi başarı tek ölçüt sayılırken, Çinliler bizzat mücadelede tatmin buluyordu. James ayrıca en saldırgan Amerikalıların, "kendilerine biçtikleri değer kabul görmeyen, büyüklük öz-beğenisinden mustarip" kişilerden çıktığını gösteren araştırmaları da vurgulayacaktı
Peki, sürekli dikkat bölünmesinin beyne etkisi nedir? Birincisi, diğer çoğu hırs biçimindeki gibi, çoklu-görev kendi kendini baltalayıcıdır. Konuyu inceleyen psikologlar şu sonuca varmışlardır: "Çoklu-görev yapmak yüzeyde daha verimli görünmekle birlikte nihayetinde daha fazla zaman kaybettirmektedir." Çoklu-görevlerde beyin taramaları yapan sinirbilimcilerse daha da kesin bir sonuca varmışlardır. Art arda iki görev yapmak, ikisini aynı anda yapmaktan daha hızlıdır. Çoklu-görevi üstlenen prefrontal kortekstir ve bir seferde birden fazla göreve yoğunlaşamadığı ortaya çıkmıştır

Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·250 syf.·
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Michael Foley
8/10 · 359 okunma