Arzuların bazıları tabiidir ve zorunludur,
bazıları tabiidir ama zorunlu değildir, nihayet bazıları da ne tabii ne de zorunludur, sadece boş hayallerden doğmadır.
Tatmin edilmedikleri zaman acı vermeyen
bütün arzular zorunlu değildirler; eğer bunların yerine getirilmeleri güç görünürse, ya da zarar verecekse kolayca içe atılabilirler.
Mutlu ve Ölümsüz bir varlığın ne kendisi
tasa çeker, ne de başkasına bunu yükler; bu sebeple de ne hiddet tanır, ne de iyilik. Böyle şeyler yalnız zayıflarda bulunur.
Casusluk, ihanetler,
tutuklamalar, işkenceler, idamlar,
ortadan kaybolmalar dur durak bilmeden
sürüp gidecek. Bir zafer dünyası olduğu
kadar bir terör dünyası olacak bu dünya.
Parti ne denli güçlenirse, o ölçüde hoşgörüsüzleşecek. Muhalefet ne denli
zayıflarsa, zorbalık o ölçüde artacak.
Acı çektirerek. Boyun eğmek yetmez. Acı çekmiyorsa, kendi iradesine değil de senin iradene boyun eğdiğinden nasıl emin olacaksın? Hükmetmek, acı çektirmekle ve aşağılamakla olur. Hükmetmek, insanların zihinlerini darmadağın etmek, sonra da dilediğin gibi yeniden biçimlendirerek bir araya getirmekle olur.