“Severim toprağı. Bu sessiz, mütevazı, sakin deli şeyi, dedi. Hayat bundadır işte. Biz canlı mıyız bunun yanında? Onun için bundan yapıldık, derler. —Filozofsunuz galiba, papaz efendi? —Hayır! Ne papazım, ne filozofum. İnsanım.”
“Şehri bırakmak, ondan usanmak, onunla didişmemek erkekliğin şanından mıydı? Ama ne yapsın? Yapamıyor işte. “Hayat mücadelesi” dedikleri kaypak şeye onda mani olan bir şey var.”
“Bugünlerde aşk üzerine kitaplar okudum. Bir tanesinde diyor ki: “Aşkın ilk tezahürü, hayranlıktır.” Ben bu hayranlığı duymak için otuz beş sene bekledim. Senin âşık olmak için bir dakikaya ihtiyacın olduğunu sonradan öğrendim. Ben bu güzel dakikayı doğuramadım. Sen bana hayran olamadın. Doğru, neyime olacaktın ki?”