Sihirli kelimeyi bulduk.
Kollektivizm. Avrupa'ya bir bak, budala. Kuru gürültünün altında yatan gerçeği göremiyor musun?
Bir ülke kalkıyor, insanların hiç hakkı yok, tek önemli olan, kollektif olandır diyor. Birey kötü
sayılıyor, toplum da Tanrı oluyor. Ne bir amaca izin var, ne bir sevaba. Yalnızca Proletaryaya hizmet
etmeye izin var. Bu bir türlüsü. Bir de öteki var. Bir ülke de, yine insanın hiçbir hakkı yoktur diyor,
her şey Devlet'tir diyor. Birey yine kötü, ırk ise Tanrı. Ben mi saçmalıyorum, yoksa koskoca iki ülke
gerçekten bu durumda mı? Gidişi izle. Bir türlüsünden bıkarsan, seni ötekine iteriz. Bir ona, bir
ötekine, dolaştırırız. Kapıları kapadık, yazı turaya hazırız. Yazı gelirse kollektivizm, tura gelirse yine kollektivizm. İnsanı katleden bir doktrine karşı, insanı katleden öbür doktrinle savaşırsın.
Ruhunu bir konseye verirsin. Ya da bir lidere. Ama ver, yeter ki ver. Benim tekniğim, Peter. Yemek
diye de zehir ver, ilaç diye de. Süse püse dikkat et, iyi kurgula, ama ana amacı gözden kaçırma.
Seçenek tanı budalalara. Bırak eğlensinler. Ama yerine getirmen gereken asıl amacı unutma. Bireyi
öldür. İnsanın ruhunu öldür. Gerisi otomatik olarak gelir. Dünyanın şu andaki durumuna bak. Hâlâ
deli diyor musun bana, Peter?"