Kadının ezilmesinin temelinde yatan neden, ailenin sürekliliğini sağlama ve malvarlığını bütün olarak koruma isteği olduğu için, kadın aileden kaçabildiği ölçüde bu mutlak bağımlılıktan da kaçabilir; özel mülkiyeti reddeden toplum aileyi de reddederse, kadının yazgısı önemli ölçüde iyiye gidecektir. Ortaklaşmacı bir düzenin hüküm sürdüğü Sparta, kadının erkekle neredeyse eşit olarak görüldüğü tek kent-devlettir. Kızlar erkek çocuklar gibi yetiştiriliyor, evli kadın kocasının evine kapatılmıyordu.
[...]
Miras ortadan kalktığında zina kavramının kendisi de ortadan kalkar; bütün çocuklar kent-devletin müşterek çocukları olduğundan, kadınlar da bir efendinin kıskançça sahip çıktığı köleler değildir ya da tersinden, ne özel mülkiyeti ne de özel bir soyu olan yurttaş, bir kadına da sahip değildir. Kadınlar annelerin külfetlerine, erkeklerin savaşın getirdiği külfetlere katlandığı gibi katlanırlar. Bu yurttaşlık görevini yerine getirmek dışında onların özgürlüklerini kısıtlayan hiçbir zorlama yoktur.