Simge

Simge
@Thimbletack
var olmanın sonuna kadar koşmalı ağaçla tanrının buluşma yerine varmalı.
Feodal düzenden günümüze kadar evli kadın kasıtlı olarak özel mülkiyete feda edilmiştir. Kocanın sahip olduğu malların miktarı arttıkça bu köleliğin daha da ağırlaştığını belirtmek önemlidir. Kadının bağımlılığı her zaman mülk sahibi sınıflarda en somut biçimine bürünmüştür. Patriyarkal aile bugün hâlâ varlığını zengin toprak sahipleri arasında sürdürmektedir. Erkek kendini toplumsal ve ekonomik olarak ne kadar güçlü hissederse, pater familias olarak otoritesini de o kadar artırır. Tam tersine müşterek yoksunluk, evlilik bağını karşılıklı bir bağa dönüştürür
Sayfa 131
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kadının ezilmesinin temelinde yatan neden, ailenin sürekliliğini sağlama ve malvarlığını bütün olarak koruma isteği olduğu için, kadın aileden kaçabildiği ölçüde bu mutlak bağımlılıktan da kaçabilir; özel mülkiyeti reddeden toplum aileyi de reddederse, kadının yazgısı önemli ölçüde iyiye gidecektir. Ortaklaşmacı bir düzenin hüküm sürdüğü Sparta, kadının erkekle neredeyse eşit olarak görüldüğü tek kent-devlettir. Kızlar erkek çocuklar gibi yetiştiriliyor, evli kadın kocasının evine kapatılmıyordu. [...] Miras ortadan kalktığında zina kavramının kendisi de ortadan kalkar; bütün çocuklar kent-devletin müşterek çocukları olduğundan, kadınlar da bir efendinin kıskançça sahip çıktığı köleler değildir ya da tersinden, ne özel mülkiyeti ne de özel bir soyu olan yurttaş, bir kadına da sahip değildir. Kadınlar annelerin külfetlerine, erkeklerin savaşın getirdiği külfetlere katlandığı gibi katlanırlar. Bu yurttaşlık görevini yerine getirmek dışında onların özgürlüklerini kısıtlayan hiçbir zorlama yoktur.
Sayfa 117
Kadının ezilmesini örgütleyen yasa koyucular ondan korkmaktadırlar. Kadına atfedilmiş çift anlamlı erdemlerin sadece olumsuz yanları korunur. Kutsal olmaktan çıkar, kirli olur kadın. Adem'le dostluk etmesi için gönderilen Havva insan türünü yitirmiştir, pagan tanrıları, erkeklerden öç almak için kadını icat ederler, insanlığa acı veren bütün kötülükleri başlatan ise dişi yaratıklar içinde ilk doğmuş olan Pandora'dır. Başka; etkinlik karşısında edilgenlik, birliği bozan çeşitlilik, biçimin karşıtı olan madde, düzene karşı direnen düzensizliktir. Böylece kadın Kötülük'e yargılıdır.
Sayfa 109
Tuncun ve demirin üretici güçler dengesini derinden etkilediğini ve kadının aşağı konumunun böylelikle gerçekleştiğini söylemek yeterli değildir; bu aşağı konum, kendi başına, kadının maruz kaldığı ezilmeyi açıklamaya yetmez. Onun laneti, erkek işçinin çalışma arkadaşı haline gelemediği için insanlık mitsein'ından dışlanmış olmasıdır. Güçsüz olması ve üreticilik yetisinin daha düşük olması bu dışlanmayı açıklamaz; erkeğin çalışma ve düşünme tarzını paylaşamadığı, yaşamın gizemlerinin kölesi olarak kaldığı içindir ki erkek kadını benzeri olarak tanımamıştır. Kadını kabul etmediği, onun gözünde kadın başka olma boyutunu koruduğu sürece erkeğin kadını ezmemesi olanasızdı. Erkeğin yayılma ve egemen olma istenci, kadının yetersizliğini bir lanete dönüştürdü.
Sayfa 106
Patriyarkanın zaferi ne bir rastlantının sonucudur ne de şiddete dayalı bir devrimin. İnsanlığın en başından beri biyolojik ayrıcalıkları erkeklerin kendilerini egemen özneler olarak tek başlarına olumlamalarına izin vermiştir. Erkekler bu ayrıcalıktan hiçbir zaman vazgeçmemişlerdir; varoluşlarını kısmen Doğa'da ve Kadın'da yabancılaştırmış, ancak ardından onu geri kazanmışlardır. Başka rolünü oynamaya mahkum edilmiş olan kadın böylelikle sadece eğreti bir güce sahip olmaya da mahkum edilmiş olur. İster köle olsun ister put, kadın hiçbir zaman kaderini kendisi seçmez. Frazer "Erkekler tanrıları icat eder, kadınlar onlara tapar." demiştir. Yüce tanrılarının erkek mi kadın olacağına erkekler karar verir, kadının toplumdaki yerini her zaman erkekler belirler; hiçbir dönemde kadın kendi yasasını kabul ettirememiştir.
Sayfa 106