Anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçiş, Engels'in gözünde "kadın cinsiyetinin büyük tarihsel yenilgisidir"dir. Ama gerçekte, kadının bu altın çağı bir efsaneden ibarettir. Kadının Başka olduğunu söylemek, o zaman da cinsiyetler arasında bir karşılıklılık ilişkisinin olmadığını söylemektir: Toprak'tı, Ana'ydı, Tanrıça'ydı kadın, erkeğin gözünde kendi benzeri değildi; kadının gücü kendini, insanın hüküm sürdüğü dünyanın ötesinde gösteriyordu. Dolayısıyla kadın bu hükümranlığın dışındaydı. Toplum hep erkekti, siyasal güç hep erkeklerin ellerindeydi.