Simge

Simge
@Thimbletack
var olmanın sonuna kadar koşmalı ağaçla tanrının buluşma yerine varmalı.
Bir psikanalist, kadının bütün toplumsal taleplerini bir "erkeksi karşı çıkış" görüngüsü olarak yorumlayacaktır. Bir Marksist için ise kadının cinselliği, az ya da çok karmaşık sapmalarla yalnızca onun ekonomik durumunu ifade etmektedir, ama tıpkı "burjuva" ya da "proleter" kategorileri gibi "klitoral" ya da "vajinal" kategorileri de somut bir kadının içine hapsedilemeyeceği kategorilerdir. İnsanın ekonomik tarihi de bireysel dramların da altında yatan bir varoluşsal altyapı vardır ve yaşam denen bu tekil biçimi kendi birliği içinde anlamamızı sağlayabilecek olan bir tek odur.
Sayfa 86
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Engels'in tasarladığı sentez biyolojik ve psikanalitik yaklaşımlara göre bir ilerleme sağlasa da bizi düş kırıklığına uğratmaktadır: en önemli sorunların üzerinden atlanmıştır. Bütün tarihin eksenini ortaklaşmacı düzenden özel mülkiyete geçiş oluşturmaktadır. Bunun nasıl gerçekleşebilmiş olduğu bize kesinlikle gösterilmez, hatta Engels, bugün de bu konuda hiçbir şey bilmediğimizi itiraf eder; sadece bu geçişin tarihsel ayrıntılarını bilmemekle kalmaz, bu konuda hiçbir yorum da önermez. Aynı şekilde, özel mülkiyetin kadının kaçınılmaz olarak köleleşesine yol açtığı da açık değildir. Tarihsel maddecilik, açıklanması gereken olguları, üzerinde anlaşmaya varılmış doğrular saymaktadır. Erkeği özel mülkiyete bağlayan çıkar bağını hiç tartışmadan ortaya koyar. Peki toplumsal kurumların kaynağını oluşturan bu çıkarın kendi kaynağı nerededir?
Sayfa 83
Psikanalistler arasında erkek, bir insan olarak tanımlanır, kadın ise dişi olarak. Kadın ne zaman insan olarak davransa onun erkeğe öykündüğü söylenir. Psikanalist, erkek çocuğu ve genç kızı babayla ve anne ile özdeşleşmesi beklenen, "erkeksi" ve "kadınsı" eğilimler arasında parçalanmış şekilde betimler; oysa biz kız çocuğunun, kendisine önerilen nesne, Başka rolüyle özgürlük talebi arasında tereddüt ettiğini düşünüyoruz.
Sayfa 80
[...] Psikanalizin dili bile, bilinçdışını ve tüm ruhsal yaşamı içselleştirerek bireyin dramının kendi içinde cereyan ettiğini ima eder. Karmaşa, eğilimler vb. sözcükler bu anlama gelir. Ama bir yaşam, dünya ile kurulan bir ilişkidir; birey, dünya aracılığıyla kendini seçerek kendini tanımlar; bizi meşgul eden soruları yanıtlayabilmemiz için yüzümüzü dünyaya çevirmemiz gerekir. Psikanaliz özellikle de kadının neden Başka olduğunu açıklamakta başarısızdır. Nitekim Freud bile penisin saygınlığını açıklayanın babanın egemenliği olduğunu kabul eder ve erkek üstünlüğünün kökenini bilmediğini itiraf eder.
Sayfa 78
Biyolojinin verilerini ontolojik, ekonomik, toplumsal ve psikolojik bağlamın ışığın altında aydınlatmamız gerekecektir. Kadının türün kölesi olması, bireysel yeteneklerinin sınırları çok büyük önem taşıyan olgulardır. Kadının bedeni, bu dünyada içine yerleştiği durumun en önemli öğelerinden birisidir, ama beden de onu tanımlamaya yetmez; beden ancak bir toplum içinde ve eylemler aracılığıyla bilinç onu üstlendiği ölçüde yaşanmış gerçekliğe sahiptir.
Sayfa 68