Peki, mülkiyetteki ve üretimin örgütlenmesindeki değişiklikler, gerçekten de toplumsal üretim ilişkilerini değiştirir mi, bunun sonucunda kadınların durumunda devrimci bir değişikliği tetikler mi?
Kadınlar kapitalist toplumdan önce de baskı altında tutulduklarına göre, toplumun ekonomik temellerini sosyalist yönde değiştiren bir devrimin kadının cinsel rolünü etkilemesi düşünülebilir mi?
Kadınların kapitalizme karşı devrimci mücadele yolunda kendilerine özgü deneyimlerine dayanarak örgütlenmeleri gerekmez mi?
Geriye, bu örgütlenmenin daha etkili olmak için nasıl bir yapıya sahip olacağı sorusu kalır.
Bir devrimci, kadınların üretken bir işe sarılmalarını, bu iş emekçi kadınlar için en sıkıcı ve en düşük ücretli iş olduğuna göre, nereye kadar savunabilir?