Simge

Simge
@Thimbletack
var olmanın sonuna kadar koşmalı ağaçla tanrının buluşma yerine varmalı.
Marx, 1840'lı yıllarda, işçi sınıfının pratik faaliyeti ile özel sermayenin kıskacını kırma yolları arasındaki temel bağlantıyı, felsefi açıdan zaten kavramıştı. İşçi sınıfı insanların kurtuluşunun etkin öznesi, kendi dışındaki emek dünyasını da kontrol altına alma çabasıyla bütün sınıfların kurtuluşunun taşıyıcısı olarak görülür. Kadınların gördüğü özel baskı, Marx'ın işçilerin sömürülmesini sonuna kadar incelediği biçimi ile asla ele alınmadı. Marx kadınların durumunu teğet geçmiştir. Devrimci değişim konusunda işçileri verilen etkili rol kadınlara hiçbir anlamda verilmez.
Sayfa 72
Siyaset
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İtaat, dilin içine bile öylesine derinden işlemiştir ki. Güç/enerji ve yaratıcılık erillikle, soyluluk erkeklikle eş anlamlıdır. Ne zaman bir kadın özellikle yetenekli olsa, ona erkeklerle karşılaştırmalı bir biçimde iltifat edilir.
Sayfa 69
1000Kitap
Fourier'nin kadınların konumunu toplumun gelişmesine ölçüt sayan öngörüsü, devrimci feminizm üzeride kalıcı bir etki bıraktı. "Tarihsel bir dönemdeki değişim her zaman, kadınların özgürlüğe doğru ilerlemesine bakılarak belirlenebilir, çünkü insan doğasının vahşete karşı zaferi en çok kadının erkekle, güçsüzün güçlüyle ilişkisinde belirgindir. Kadınların özgürleşme derecesi, genel özgürlüğün doğal ölçüsüdür.
Sayfa 61
1000Kitap
Yalnızca yanlışları tanımlayıp çözümlemek yerine, gerçek bir değişim yaratacak öneriler sunan ortaklaşmacılar ve ilk sosyalistler, feminizm için yeni olasılıklar keşfettiler. Onu, özlem ve fikirlerden ibaret bir şey olmaktan çıkarıp dönüştürerek, kadınların kurtuluşunu, erken kapitalizmin yarattığı acılar ve kayıplar karşısında alternatifler sunabilen bir toplumsal hareketle birleştirdiler.
Sayfa 60
1000Kitap
"Yuva... ev kadınının ezelî mahpushanesidir; koca, burayı huzurlu mutluluk beldesi diye tanımlar ama dışarıda, kendi yararına, pek de o kadar huzurlu türden olmayan, daha renkli ve ayartıcı bir tanıma uyan bir mutluluk arar." William Thompson
Sayfa 59
Alıntı