Onur Köksal

Onur Köksal
@TimeTraveller_
Muhasebe
Üniversite Lisans
İstanbul
İstanbul, 1 Eylül
64 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
* Arzularınızı dizginlemek için elinizden geleni yapın. Çünkü, eğer sizin kontrolünüz altında olmayan bir şeyi arzu ederseniz, bunu kesinlikle düş kırıklığı izleyecektir; bu arada, sizin kontrol alanınız içinde olan ve arzu etmenize değer birçok önemli şeyi de ihmal etmiş olacaksınız. Şüphesiz, pratik nedenlerden dolayı bir şeyin peşinden koştuğunuz ve başkasından uzak durduğunuz zamanlar olacaktır, fakat bunu binbir nezaket, incelik ve esenlikle yapın.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Reklam

Onur Köksal

, bir kitap okudu
9/10
·83 syf.·
2025 6. kitabı
Epiktetos
8.6/10 · 2.900 okunma
* İçinde yaşadığımız kâinatta, kendi ağırlığının kat kat fazlasını kaldırabilen hayvanlar, öldürücü sıcaklıklar altında yetişebilen bitkiler mevcut. Sekiz milyon farklı canlı türüne ev sahipliği yapan ve üzerinde altı bin dil konuşulan bir gezegende yaşıyoruz. İnsan zihninin bütün dünyayı yerle bir edebilecek kuvvette silahlar tasarlayabildiği ve aynı zamanda bu silahların ateşlenmesine mâni olabilecek sistemler geliştirebildiği bir dünyada yaşıyoruz. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, eğer insanların kalpleri bir olursa, bu enerjiyi barış için kullanabiliriz.
Sayfa 416·Kitabı okudu
* Allah’a inanmayan insanlarda dahi, buna Allah’a ibadet edilmeyi hak ettiği gerçeğini reddedenler de dahil, bir tapınma ve hayranlık, hürmet ve teslimiyet alameti mevcuttur. Allah’a kulluk, ibadet etmiyorsanız, nihayetinde bir şeye kulluk veya ibadet edersiniz. İslamî açıdan, sizin en çok sevip hürmet ettiğiniz, en yüksek kudrete sahip olduğunu düşünüp kendinizi ona bağımlı hissettiğiniz şey aslında, sizin tapındığınız, ibadet ettiğiniz şeydir. Bu bir ideoloji, bir lider, ailenizden bir fert, hatta bizatihi kendiniz dahi olabilir. Politeizm (şirk) veya puta tapıcılık sadece bir nesnenin önünde eğilmek veya ona taptığınızı gösteren hareketlerde bulunmaktan ibaret değildir.
Sayfa 406·Kitabı okudu
* Belki de, Hz. Peygamber’den ilham ile meydana gelen medeniyetin büyüklüğü hakkında söylenen en kuvvetli ifadelerden biri, HP’nin [Hewlett-Packard / bir teknoloji şirketi] eski yönetim kurulu başkanı, Carly Fioarina’dan gelmiştir: “Bir zamanlar bir medeniyet vardı ki, dünyanın en büyüğüydü. Kendisine bağlı bulunan birçok devlet ile bir okyanustan diğer okyanusa, kuzey iklimlerinden tropik iklimlere ve çöllere kadar uzanan bir nizam ortaya koymuştu. Hakimiyeti altında, farklı ırklardan ve inançlardan yüzbinlerce, milyonlarca insan yaşıyordu. Kullandıkları dillerden biri, dünyanın büyük bir bölümü için müşterek bir dil haline gelerek yüzlerce farklı toprak parçasında yaşayan insanların arasında köprü vazifesi görüyordu. Ordularında farklı milletlerden insanlar vardı ve askerî muhafazası, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir huzur ve refah seviyesi sağlıyordu… … Ve bu medeniyetin en büyük müteharriki, icatlar ve keşifler idi. Mimarları, yer çekimine meydan okuyan binalar inşa ettiler. Matematikçileri, bilgisayarların yapımını ve şifrelemeyi mümkün kılan cebir ve algoritmayı oluşturdular. Tabipleri insan bedenini incelediler ve hastalıklar için yeni tedavi yöntemleri buldular. Gök bilimcileri semaya bakarak yıldızları isimlendirdiler, uzay yolculuğunun ve keşfinin yolunu açtılar. Edebiyatçıları, cesareti, aşkı ve büyülü hikayeleri yazdılar. … Diğer milletler fikirlerden, düşünceden korkuyorken, bu medeniyet onları geliştirdi, zenginleştirdi ve hayatta tuttu. Sansürler, kadim medeniyetlerin bilgi birikimini silip atarken, bu medeniyet, bilgi birikimini canlı tuttu ve diğerlerine aktardı. Modern Batı uygarlığı bu özelliklerin birçoğunu taşırken, benim bahsettiğim medeniyet, 800 ile 1600 seneleri arasında, Bağdat, Şam, Kahire saltanatları ve Osmanlı Devleti ile birlikte
Sayfa 383·Kitabı okudu
Reklam