Özgürlük, yalnız kalabilmeye denir. İnsanlardan uzaklaşabiliyorsan, onlara hiçbir muhtaçlığın, paraya ihtiyacın, sürüye uyma içgüdün, aşka, şana şöhrete hevesin ya da merakın yoksa özgürsündür, bunların hepsi sadece yalnızlıktan ve sessizlikten beslenir. Yalnız yaşayamıyorsan, doğuştan kölesin demektir.
Uyumuyorum. Yarı-varım.
Bilincimde kalıntılar yüzüyor. Bilinçaltımın ağırlığını hissetmeksizin uykunun ağırlığını hissediyorum... Var değilim. Rüzgâr... Uyanıyorum, tekrar uyuyorum ve henüz uyumamışım. Ötesine geçince kendimi tanıyamadığım tiz, bulanık ses manzaraları var. İhtiyatla, uyumakta olabileceğim olasılığının tadını çıkarıyorum. Aslında uyuyorum, ama uyuyup uyumadığımı bilmeksizin. Uyku sandığım şeyde, her şeyin sonunu, gecenin içinde rüzgârı, iyice kulak verdiğimde ise ciğerlerimin, yüreğimin gürültüsünü dillendiren bir ses var.
Dünyanın en dindar insanı bile, yürekten edilen bir duanın etkisine, onun karısının ettiği dualardan şüphelendiği kadar itibar etmezdi. Hayaletlere inanmadığını ileri süren birinin hayalet hikayelerinden korkması gibi bir şeydi bu.
Sayfa 205 - Türkiye iş Bankası ve kültür yayınları·Kitabı okudu