-Korkacak bir şeyin yok mu? Ya harabelerin çiçekleri?..
-Harabelerin çiçekleri dediği, yüzümün çirkinlikleri içinde yegâne güzel kalan şeylerim, gözlerimdi.
İnsanlar birbirleriyle yürüyor birbirleriyle konuşuyor ve birbirleriyle yatıyor ve birbirlerini tanımıyorlar. İnsanlar birbirlerini tanısalardı, birbirleriyle yürümez, birbirleriyle konuşmaz, birbirleriyle yatmazlardı. Sen kendini tanıyor musun? diye soruyorum kendime sık sık.
İnsanlar ne zaman birbirleriyle konuşsalar birbirlerini karalarlar. Konuşma sanatı bir hakaret sanatıdır; kendi kendine konuşma sanatı en korkunç hakaret sanatıdır.
Bu sarsıntılardan sadece ben etkilenmiyorum. Herkes bu sarsıntılardan etkileniyor. Biz aslında, büyük olduğunu sanmayın, dar bir binada hep beraber yaşıyoruz ve birbirimizden yüz binlerce kilometre uzağız. Birbirimize seslendiğimizde birbirimizi duymuyoruz.