kardelen

Puan vermedi
Kısa ama etkili bir eserdi. Yves ve Denis'in yolları bir tesadüf eseri Fransa'nın güneyinde Bask diyarının bir beldesi olan Hendaye'da kesişir. Yves 1.Dünya Savaşı sonrası statüsünü yitirmiş , eski neşesini kaybetmiş genç bir adam , Denise ise bir girişimciyle evli olan burjuva kadınıdır. Bu iki farklı dünya bir gemi seyahatinde tanışır ve 2sinin de ruh dünyaları belki birbirilerine itiraf etmeseler de yaşayacaklarının içten içe farkındadır. 2 zıt yöndeki ruh nasıl oldu da ortak bir noktada birleşti ? Belki fedakarlık , belki çaresizlik onları buluşturdu. Yapılan yanlış tercihler sonucu, kaybettikleri umutlarını birbirlerinde bulmak istediler belki de. Yves depresif Denise bir o kadar neşeli. Aslında Denise üzerinden alabileceğimiz mesaj içimize sinmeyen şeyleri bir zaman sonra değiştirecek cesaretimiz olmadığı için onu sadece baskılamaya olan eğilimimiz olabilir. Konfor alanından çıkmadan aranan ufak heyecanlar bambaşka yollar açabilir. Keyifli okumalar.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024706 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
Çok beğendiğim kitaplardan biri oldu. Ben konu ve ilerleyiş tarzı itibariyle biraz "Tanrılar Okulu" kitabına benzettim. Başucu kitabı olabilecek, altı çokça çizilecek cümlelerle dolu bir kişisel gelişim kitabı. Hani hayatta bazen durup "acaba bu kadar çok çalışmakla hayatı kaçırıyor muyum?" Sorusu gelir ya aklımıza sıkça işte tema tam da bu. Hayat kariyer, para, itibar peşinde koşarken atlanabilecek kadar değersiz birşey mi? Dünyada hırs peşindeyken , küçücük anların kıymetini ne kadar biliyoruz? Anlık mutlulukları kaçırdığımızı hep hayatın son evrenlerinde mi farketmeliyiz? Bu kitapta bu soruların yanıtlarını bulurken , günlük yaşamınıza kolayca entegre edebileceğiniz yol gösterici öğeler de bulacaksınız. Ömrünü avukatlık mesleğine ve tüm enerjisini bu meslekte zirveye çıkmaya vermiş bir adam Julian, onu hayranlıkla takip eden meslektaşı John'a hayatı boyunca unutamayacağı farkındalıklar yaşatacak. Keyifli okumalar.
Ferrari'sini Satan BilgeRobin Sharma · Goa Basım Yayın · 200523,7bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 12. kitabı
Ahh Kafka... yine okumaya çalışıp kendimi kitabı bitirene kadar zorladım ama son kısımları atlaya atlaya gittiğimi itiraf ediyorum. Açıkçası beklentim yüksekti orta sayfalara kadar sabrettim ama o kadar uzun tasvirler ,gereksiz birçok detay , çok uzun diyaloglar var ki. Belki benim derinliğim yetmemiştir anlamaya bilemiyorum sonuçta eleştirmen sıfatında değilim yalnız Milena'ya Mektuplarda nasıl zorlandıysam aynı şey oldu. Bir yere varmıyor sanki tema , hep bir kendi içinde yaşayış. Evet yazarın tarzı genelde bu ama biraz daha farklı bekliyordum. Belki zamanlama yanlış oldu sonra bir kere daha anlayarak okumayı deneyeceğim.
DavaFranz Kafka · Cem Yayınları · 201263,9bin okunma
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 23:40
Yine Jack London'dan kısa ama etkili , vurucu cümlelerle dolu bir eser. 20.yy başlarından 2010'lara uzanan bir dönemde olmasına rağmen yazarın, hala bu kadar etkisini koruyan eleştirel dili bir kere daha kendisine hayran bırakıyor. Kızıl Veba hastalığının patlak vermesiyle , kendisini dünyanın sahibi sanan , açgözlü, kibirli insanoğlunun sonu gelir ve yepyeni bir çağ ile dünyaya bakışı bambaşka bir kuşak gelecektir. Bir açıdan da distopik bulduğum eserde , eleştirel dilin oklarının bugünü göstermesi biraz ürkütücü bile... Bazen durup düşünmek gerekiyor , gerçekten bize sunulan sınırsız nimetin , olanağın kıymetini biliyor muyuz? Yokluğunda bir heyecanla beklediğimiz uygarlık emarelerinin , bulunduktan sonra bir anda sönüveren ateşi mi bu kadar umursamaz ve açgözlü yaptı bizleri acaba? Cevap ne bilinmez ama insanoğlu sanırım aynı hırsla bir yok olup yeniden başlama döngünüsünü yaşamaya devam edecek.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
5/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
2 yakın arkadaş Hulusi ve Ahmet Efendi. Bir akşam Fransız Tiyatrosunda sahlenen bir oyun izlemeye giderler. Beyoğlundaki bu oyun sonrasında sarhoş olacak kadar içki içip bir geneleve giderler ve Ahmet Efendi'nin hayatı değiştir hatta daha 17 yaşında olan gencecik bir kızın da hayatı değişir. Tanzimat Dönemine ait bu eserdeki Ahmet Efendi gerek fiziksel gerekse de ruhsal yönleriyle benzerliğindne dolayı muhtemel ki yazarın kendisi yani Ahmet Mithat Efendidir. Bu dönemdeki 'ahlaksız kadın' yaftasını hicvetmesiyle Ahmet Mithat Efendi diğer yazarlardan ayrılır. Henüz 17 yaşındaki Kalyopi ve Ahmet Efendi arasındaki bağ o dönemde alışılagelmiş namussuz kadın kavramını kendi kişiliği sayan Kalyopi'nin aslında hala o küçük kız çocuğu olduğu gerçeğini görmesini sağlar. İkili ve arkadaşları arasındaki yakınlık, kızın hayat hikayesi ve Kalyopi'nin ailesi üçgeninde değişen hayatlar... Ahmet Efendi'nin döneme göre çokça ileri olan hayat görüşü ve anlayışı, merhameti bir hayata dokunmak için biraz empatinin yeterli olduğunun çok güzel bir örneği. Gerçek hayatta da eşine zor rastlanır bir karakter.
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,416 okunma