Yatağından taşan bir nehre benziyoruz... Biz hiç de can çekişen bir millet değiliz. Canlı, kuvvetli bir milletiz. Bizi zinde tutabilecek yegâne kuvvet, islamiyettir
Oysa o gün orada Abdülhamid, açtığı okullardan yetişenler tarafından tahtından indirilmiyor, aslında bir imparatorluğun kaderiyle oynanıyordu. O gün orada bir padişah tahttan indirilmiyor, değerli araştırmacı Thierry Zarcone'un tespitiyle söylersek, Osmanlı Devleti'ni sadece 9 yıl içinde giyotinle doğrayarak tanınmaz hale getirecek olan Mason iktidarı tahta çıkıyordu.
Ne hazin bir itiraf! Ve ittihadcıların içine düştükleri zavallılığın derecesine bakın. Memleketi kurtaracağız diye iç savaş çıkartarak tahtından indirdikleri bir adamdan, ellerine yüzlerine bulaştırıp devletin başkentini dahi esarete duçar ettikten sonra adeta yılana sarılır gibi medet ummak, tam da onların çocukluklarına yaraşır bir tavır değil mi?
Yine de sağ olsaydı, Sultan onları, hainler hariç, "gâfil" evlatları olarak yeniden bağrına basmaya hazırdı.