"Hayal gücü," dedi Einstein, "bilgiden daha önemlidir ..."
Ve bu sayede duyularımızın bize izin verdiğinin ötesine geçebiliriz.
Yazar, Cambridge Üniversitesi'nde teorik fizik alanında yüksek lisans öğrencisi olarak Stephen Hawking'in gözetiminde kara delikler üzerinde çalışmış. Mezuniyetinden bu yana, karmaşık fiziği ve kozmolojiyi ileri matematik geçmişi olmayan popüler izleyiciler için(evet ben) popüler hale getirmek adına çaba gösteriyor ve bunu okurken de iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Kuantum fiziği, kara delikler, sicim teorisi, büyük patlama, karanlık madde, karanlık enerji, paralel evrenler: Dünyamızın bu temel kavramlarıyla ilgilensek bile, onların dili matematiğin dilidir. Bu da demek oluyor ki, Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'ni nihayet kavrayabilmek gibi en iyi niyetime rağmen, kötü bir denklem veya anlaşılmaz bir grafik ile karşılaşınca hemen arkama bakmadan kaçma isteği ile doluyorum. Ben bir bilim adamı veya bu alanda çalışan bir mühendis değilim, sadece içinde yaşadığım evreni en küçükten, en büyüğe kadar öğrenmek isteyen sıradan bir insanım. Bu kitabın iyi yönlerinden biri de günlük benzetmeler ve metaforlar kullanarak doğrudan okuyucuya hitap etmesi ve denklemlerin işkencesine maruz bırakmadan evreni parmaklarınızın ucuna getirmesi. Evreni teknik düzeyde değil, fikir düzeyinde anlatıyor olmasıdır diyebilirim.
Galfard, galaksimizin Dünya'dan 10 milyar ışıkyılı uzaktaki daha büyük galaksi evrenindeki yerini ve geleceğini ustaca anlatıyor. Çok ustaca ve basit anlatımla güneşimizin ölümüne ve dünyamızın sonuna tanık olmanızı sağlıyor. Evrenin zamanla genişlemesi ve Dünya'nın göreceli konumu ve üç temel kozmolojik ilkeyle ilgili de bir tartışma yaratıyor: "Ne olursa olsun doğanın kanunları her yerde aynıdır. Herhangi bir yerde herhangi bir