Zahar ise, ne zaman ondan tozların alınması ya da döşemenin yıkanması gibi bir şey istense hep yaygara koparıyor, ortalığı telaşa veriyor ve bu temizlik için evin altını üstüne getirecek muazzam bir çalışmanın zorunlu olduğunu kanıtlamaya kalkışıyordu. Zira çok iyi biliyordu ki, bunun düşüncesi bile efendisini dehşete düşürecektir.
Halkının her zaman düştüğü tuzağa o da düşmüştü, demin kendi ağzıyla söylediği gibi kitapta yazılı oldukları söylenenlerin kitaplarda gerçekten olup olmadığını anlayana kadar da düşeceklerdi bu tür tuzaklara.