Fırat Öter

Hukuk Fakültesi’ne gidiyordu yıllardır. Bitireceğini ümit etmiyordu. Üniversitenin havasını seviyordu: kantinde oturmak, toplanıp sinemaya gitmek. İmtihan zamanları, birlikte ders çalışmanın başka bir heyecanı oluyordu. Telaş içinde ders notlarının aranması; kahvelerde, pastahanelerde, evlerde, sık sık güzel bahanelerle kesilen çalışmalar. Kırmızı kalemle önemli satırların altının çizilmesinde bile başka bir güzellik vardı.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kusursuz bir güzelliği var. Bakımsızlığının içinde daha çok belli oluyor güzelliği; odanın içinde tek parlayan yer onun teni. Saydam bir ten. Kendine çeki düzen verse bu kadar güzel görünmez
Edebiyat
Neden beni uyarmadın? Buna hakkım yoktu efendimiz. Öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkân yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki.
Edebiyat
Memur sınıfı diyorlar. Bir zamanlar ne kadar gözdeymişler. Bir de subaylar. Onlardan herkes çekinirmiş. Babalar kızlarını hep bu iki sınıfa verirlermiş. Kızımı bir memura verdim; kızımı bir subayla evlendirdim! Demek o zaman insanla evlenmek âdeti yokmuş
Edebiyat
Söze erken başlamayacaksın, hiçbir düşünce ileri sürmeyeceksin, hiçbir şey bilmezmiş gibi görüneceksin, garip şekilde giyinmeyeceksin, ellerini masaya dayamayacaksın, seni baştan savmalarına yol açmamak şartıyla kendini acındıracaksın, gülümseyeceksin, bekleyeceksin.. ve hiçbir zaman ümide kapılmayacaksın.
Edebiyat