Gökhan

Gökhan
@Toolstoyevski
Koca bir ömrü bir adaya sığdırmak
8/10
·328 syf.··
2026 5. kitabı
İnsanoğlu ne kadar çaresiz kalırsa kalsın, aklını ve ellerini kullanarak sıfırdan bir düzen kurabilir. Çocukken dinlediğimiz o masal meğer ne kadar derinmiş. Robinson, babasını dinlemeyip maceraya koşan ama her seferinde burnunun dikine giden akıllanmaz bir karakter. Fakat o ıssız adadaki 28 senesi, sadece bir hayatta kalma hikayesi değil; insanın kendiyle baş başa kalma rehberi gibi. Koca bir ömrü o küçücük adaya sığdırması, bir lokma ekmek için yıllarca uğraşması ve o meşhur yapabilirim inadı, asla pes etmeyen tavrı, her soruna bir çözüm bulma çabası gerçekten takdire şayandı. Adayı resmen bir hapishaneden kendi krallığına dönüştürmüştü. Cuma ile olan o efendi-uşak tadındaki dostluğu ise hem duygusal hem de dönemin ruhunu yansıtan en tuhaf kısımdı. Nihayetinde onca yıldan ve onca emekten sonra adadan kurtulup evine dönebilmesi insana derin bir nefes aldırıyor. Ama asıl olay şu: Geri dönen adam, o adaya düşen toy genç değil; hayatın ve emeğin ne olduğunu iliklerine kadar öğrenmiş bambaşka biriydi. Daniel Defoe bu kitabı yazarken Alexander Selkirk isimli bir denizciden esinlenmiş. Selkirk, kaptanıyla kavga edip Pasifik'te ıssız bir adada tam 4 yıl tek başına yaşamış. Ama Robinson kadar şanslı değilmiş. Kurtarıldığında konuşmayı neredeyse unutmuş durumdaymış. Kısacası, insan pes etmediği sürece hiçbir ada ıssız, hiçbir mücadele sonuçsuz değildir. Günün sonunda, en büyük fırtınalardan sonra bile kıyıya çıkmanın bir yolu mutlaka bulunuyor.
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kendinden vazgeçmek...
9/10
·494 syf.··
2026 3. kitabı
Devrimin vahşeti içinde devasa bir fedakarlık hikayesi anlatılıyor… Olay Fransız İhtilali zamanı Londra ve Paris arasında geçiyor. 18 yıl suçsuz yere hapis yatan Doktor Manette kurtuluyor ve kızı Lucie ile yeni bir hayat kuruyorlar. Sonra işin içine iki adam giriyor. Biri geçmişini reddeden Fransız asilzade Darnay, diğeri ise hayattan beklentisi olmayan avukat Carton. İkisi de Lucie’ye aşık. İhtilal patlayınca Darnay, Fransa’da yakalanıp idama mahkum ediliyor. Tam her şey bitti derken, alkolik ve mutsuz olan Sydney Carton, Lucie mutlu olsun diye inanılmaz bir fedakarlık yapıyor. Tipinin benzerliğini kullanarak hapiste Darnay ile yer değiştiriyor ve onun yerine giyotine gidiyor. Kısacası kitap bir insanın, başkasının mutluluğu için kendi hayatından vazgeçebilecek kadar devleşmesini anlatıyor. Bazen birinin yaşaması için, bir başkasının ölümü göze alması gerekir.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,4bin okunma
8/10
·396 syf.··
2026 2. kitabı
Flaubert bu kitabı tam 5 yılda, her bir kelimeyi adeta kuyumcu gibi işleyerek yazmış. Sayfalar arasında ilerlerken yazarın o titizliğini, kurduğu her cümlenin ağırlığını hissediyorsunuz. Bir tarafta Emma’nın bitmek bilmeyen arzuları, diğer tarafta Charles’ın sessiz ve biraz sinir bozucu sadakati. Bu evlilikten bir trajedi çıkmaması imkansızdı zaten.
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
Bir kalem daha ne kadar derine inebilir ki?
10/10
·637 syf.··
2026 1. kitabı
Tolstoy’un son büyük romanı… Bazı kitaplar insanı resmen silkeleyip kendine getirir. Bu kitap benim için öyle oldu. Okurken Nehlüdov ile birlikte ben de o mahkeme salonunda oturdum o vicdan azabını ben de çektim. Hayatımızda hata deyip geçtiğimiz şeylerin başkalarının hayatında nasıl devasa enkazlara dönüştüğünü çoğu zaman görmezden geliyoruz. Adaleti adliye saraylarında ararken insanın kendi içindeki o asıl mahkemeyi nasıl unuttuğunu Tolstoy bu eserinde yüzümüze çarpıyor. Bize vicdanın sesinin dünyanın tüm gürültüsünden daha yüksek olduğunu hatırlatıyor. Bize resmen şunu diyor. “Kendini kandırmayı bırakırsan, ancak o zaman yeniden doğabilirsin.” Tolstoy’un o meşhur gözlem yeteneğine hayranım.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
10/10
·290 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Dostoyevski’nin diğer büyük romanlarındaki o ağır, kasvetli atmosferini bir kenara bırakın. Çünkü bu kitap onların tam tersine absürt bir komedi tadında. Foma Fomiç gördüğünüz en sinir bozucu, en kibirli ve en manipülatif insanlardan biri olabilir. Onun sorunu sadece para veya rahatlık değildir. Tanınma ve onaylanmadır. Hayatta hiçbir başarı elde edemediği için elde edemediği saygıyı başkalarını aşağılayarak ve onları duygusal olarak sömürerek zorla kazanmaya çalışır. İyi kalpli bir adamın zayıflığını sonuna kadar sömürmüştür. Kitap ‘insan bu kadarını da yapamaz’ dedirten olaylarla dolu.
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,900 okunma