Sonunda bitti. Bitirmekte en zorlandığım kitap olabilir. O kadar uzun sürdü ki kitabın başını hatırlamıyorum neredeyse. Bu tarz kitaplar benim tarzım değil galiba onu anladım. Çok durağan ve olaysız ilerliyor. Karakter sürekli bir şeyler anlatıyor ama anlattığı şeylerin de çoğu gereksiz bence. Bı yere gidiyolar dal şöyle duruyo, deniz böyle görünüyo, kedi geçiyo, güneş yavaş yavaş gökyüzünde kayboluyo... Kitaptaki cümlelerin yarısı böyle. Karakterimizin doğru düzgün bi hayat amacı yok anladığım kadarıyla ve hayatı çok durağan sıkıcı ilerliyo. Yapmaktan keyif aldığı şeylerden gerçekten keyif alıyormuş gibi hissettirmiyo mesela. Böyle hiçbir şeyden zevk almayan duygularını düzgün yaşayamayan insanlarla güzel ve kalıcı bi dostluk kuramayan biri. Hayatına biri giriyor ve o çıktıktan sonra önce yaptığı şeyleri de yapmamaya başlıyor. Hayvanları izlemek gibi bı aktivitesi var ama bana ondan da hoşlanmıyormuş gibi geldi. Amaçsız amaçsız geziyo. Okurken ruhum sıkıldı içim daraldı cidden. Kitabın sadece son 25 sayfası akıcıydı benim için. Beğenmediği tekdüze bulduğu hayat kendisinin yaşadığı hayattan daha güzeldir. Güzel yerlere değindiği kısımlar vardı ama genel olarak beğenmedim.