Çoğumuz kendi suçumuzmuş gibi yoksulluğumuzdan utanırız. Ben de yıllarca yoksulluk ayıbımdan utandım, taa yazar olana dek.. Çoğunluğun yoksul olduğu ülkede, yoksulluğun değil, varsıllığın daha utanılası olduğunu yazarlığa başlayınca anladım.
Amerikan edebiyatının devlerinden olan Jack London bu kitapta kendi öz yaşamını anlatmamıştır. Tabiki benzerlikler uyuşan yerler vardır ancak hayatını incelediğimizde bu kitap için onun hayatının
"Bu kimselerin zihinlerinin yetersizliğini kitaplarda okuduğu düşünürlerin zihinleriyle ölçüyordu. Ruth'ların evinde, Profesör Caldwell dışında açık fikirli bir kimseye rastlamamıştı, onu da hepi topu bir kerecik görebilmişti. Geriye kalanlara gelince, hepsi kafasız, budala, yüzeysel, dogmatik, bilgi yoksulu insanlardı. Martin asıl, bunların cehaleti karşısında hayrete düşüyordu. Neleri vardı bu insanların? Onca eğitim nereye gitmişti? Onlar da Martin'in okuduğu kitapları okumuştu. Nasıl olmuştu da o kitaplardan hiçbir şey çıkartamamışlardı?"