Toprak Buğra

Toprak Buğra
@Toprakbugra
Sen anlatma, profilin anlatsın.
Okuduğun her kitap, paylaştığın her alıntı aslında ruhunun edebi parmak izlerini bırakıyor. Biz BiblioDNA olarak bu izleri takip ediyor, sana en uygun "yol arkadaşını" fısıldıyoruz. Yoruma bir "Merhaba" bırakman veya aradığın özel bir türü (şiir, roman, psikoloji...) yazman yeterli. Sıradaki sayfanı birlikte açalım mı? 👇
1000Kitap
Toprak Buğra
Merhaba😊
Reklam
Ben, Alevileri kartala benzetirim. Bilir misin? Rivayet odur ki -rivayet de değil, çocukluğumdan beri, birçok kere bizzat gözlerimle gördüm.- kartal, kırk yıl yaşadıktan sonra gagası sarkar avını parçalayamaz. Pençeleri eskisi gibi avını güçlü tutamaz. Kanatların tüyleri uzar, eskisi gibi yukarı göğe çıkamaz ve avını göremez. Artık ya benim gibi gözü toprağa bakacak ya da pes etmeyecek, yeniden doğacak. Yeniden doğmayı seçtiğinde dağın yüksek ve sarp yerlerinden birine yuvasını taşır. Dört-beş ay acı çeker... Çok acı çeker! Önce sert kayaya sarkan yaşlı gagasını, vura vura, yerinden söker. Sonra bekler ki yenisi, genç gaga, çıksın.Genç gaga çıkınca, bu genç, güçlü gagayla pençelerindeki tırnakları acı çeke çeke söker. Sonra bekler ki yeni tırnakları çıksın. Genç tırnakları çıkınca, pençeleriyle olduğu yere sıkı sıkıya tutunur, genç gagasıyla yaşlanan, tüyleri uzayan, ağırlaşan kanatlarını yolar. Sonra bekler ki genç tüyleri çksın. Dört-beş ay sonra göğün çıkabileceği en yüksek noktasına çıkar ve yeniden doğuşun süzülüşünü yapar. İmkansız acılardan doğmuş, kendinden daha acımasız olan yaşama kanat çırpmaya başlamıştır. Aleviler de böyle işte, hep acılardan doğarlar. Hep yalnızdırlar. Benim güzel kızım, ama senin köyünde hala duman tütüyor. Hiç unutma bunu!
Sayfa 117·Kitabı okudu
Toprak Buğra
👏👏

Moutun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·481 syf.·
Beğendi
·
214 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 00:48
·
2026 1. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 163,9bin okunma
Toprak Buğra
“Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette , ama mesele sadece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti.”