''Duygularını gizlemek, aklından geçenlerin yüzüne yansımasını önlemek, herkes ne yapıyorsa onu yapmak, içgüdüsel bir tepkiydi. Ama gözlerinin birkaç saniyeliğine de olsa duygularını dışavurması onu ele verebilirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Lisans sınıf arkadaşlarımın ellerinde çok gördüğüm bir kitaptı, Cengiz Aytmatov'un eserlerini de merak ediyordum, okuduğum ilk eseriydi.
Lakin hayal kırıklığına uğradım, ilk 100 sayfasında zorlandım, kitap beni etkileyemediği ve saramadığı için bırakmayı bile düşündüm lakin yarım bırakmak gibi bir huyum olmadığı için bitirdim.
100. sayfadan sonra dili daha tatlı, daha ezgili gelmeye başladı kulağıma. İçsel diyaloglar az, betimlemeler uzun ve sıkıcı olması kötüydü lakin sana doğru aşk denilen kavram daha çok öne çıkmasıyla daha hoş oldu.
Uzay üssü ile kısım yarım bırakılmış geldi, bazı hikayeler yarım bırakılmış geldi, en sonda çeviren diyor ki ''Bu kitabı tam anlayabilmeniz için bundan önceki Cengizhan'a Küsen Bulut'u okumalısınız ve bu kitapta bazı nedenlerden dolayı çıkartılan bölümler var.. 413 sayfa o zaman maalesef bir değeri kalmıyor.
7 puanı da aşk denilen kavramı son 100 sayfada iyi değindiği için ve 15 alıntı yaptığım için verdim.
''Artık gezip dolaşmadığı için, derin konuları düşünüyordu. Bütün çağlarda bütün düşünürlerin aklına takılan düşünceyi o da soruyordu kendisine: İnsanın dünyaya geliş sebebi nedir? Niçin yaratılmıştır?''