(...) Fakat bunu yaparken de romanın ezici mesajını görmezden geliyoruz. Başka birini tanımanın imkansızlığını. Yani, anlamanın ve anlaşılmanın imkânsızlığını.
"Bu gerçekten dikkat çekiciydi. Bu münferit olayın, hayatım boyunca bana teklif edilen bir şeyi reddettiğim tek zaman olduğunu söylersem abartmış olmam.Benimki, hayır diyemeyen birinin ıstırabıydı."
Toplum dediği tam olarak neydi? İnsanın çoğulu mu? Toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? Tüm hayatımı toplumdan korkarak, onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir şey olarak hayal ederek yaşamıştım.