Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
sen misin seni sevdiğim o kavga,
sen o kavganın güzelliği misin yoksa... Adnan Yücel
..... Ve Şimdi......
Bir dilek ağacı yalnızlığı benimkisi,
herkesin umudunu çoğulladığı
benimse eskiyerek yoksullaştığım.
yoksunlaştığım...
Ahmet Bilgiç
18. ve 19. yüzyıllarda İngiliz insanı alışageldiği yaşam biçimini,
değer yargılarını ve geleneklerini temelden sarsan kapitalizme
karşı direnişe geçmişti. Bu, her tarih kitabında yazılmayan,
ev kadınlarının, ‘asil’ içki bira yerine cin içeı ‘serserilerin’,
kendi köyü dışına adım atmamış toprak ekicisin n, hırsını kendini
açlığa mahkum edecek olan makinaiarı kırmakta belli eden
dokumacının içine itildiği koşullardan kurtuluşun ancak dine sarılmakla
bulunabileceğine inananların, yani ‘basil’ insanların direnişiydi.
Ne var kı bu basit insanlar tarihi yapmışlardır ve Kapitalizme
karşı direnişleri çoğunlukla yenilgiyle sonuçlanmış olsa
da bu ‘karşı koyma’ ('Old Dissent’) geleneği, Ingiliz toplumuna
damgasını kolayca silinemiyecek bir biçimde vurmuştur.