Rabia

Rabia
𓂀 𓆦 𓋹 A L P H A O M E G A 𓋹 𓆦 𓂀 instagram.com/rabiattepeli?ig...
Öğretmen
Türk Dili ve Edebiyatı
1997
279 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Arzu, ruhun dilidir; iyilik onun aksanıdır.
İnsan ne yaparsa yapsın, hep arzusundan konuşur. Ama herkesin arzusu aynı dili konuşmaz: kimisi dokunulmak ister, kimisi görülmek, kimisi sadece rahat bırakılmak. Ve her biri, kendi iyiliğini o dilden üretir. Yani, birinin yaptığı iyilik aslında bir çeviridir — içinde taşıdığı arzunun çevirisi. Sen o iyiliğin tonunu duyduğunda, aslında o insanın ruhunun hangi dilde düşündüğünü anlarsın. “Bazıları iyiliği dokunmadan yapar, çünkü içten içe bir mesafenin güvenine inanır.” “Bazıları sürekli verir, çünkü sessizce kalmaktan korkar.” “Bazıları korur, çünkü kaybetmeyi hiç yaşamamıştır.” İşte insanı burada tanırsın: Neyi iyilik sanarak kendini var etmeye çalıştığında.
Reklam
İyilik ve Ölüm: Benliğim Çözülme Sanatı
İyilik, çoğu insanın sandığı gibi bir davranış biçimi değil, benliğin sınırlarını çözme biçimidir. Birine el uzattığında, yalnızca yardım etmiş olmazsın; kendinden küçük bir parçayı bırakır, dönmemek üzere bir yere emanet edersin. O parça, aslında “ben”in katılığına sıkışmış enerjidir. Verdiğin her şey — bir zaman, bir söz, bir dokunuş — “ben” dediğin yapının duvarlarından bir tuğla eksiltir. Ve sen farkında olmadan,kendini başkasının varlığında eritmeyi öğrenirsin. Bu erime, bir tür ölüm provası gibidir: benliğin küçük ölümü, varlığın büyük doğuşuna alan açar. Çünkü insan ancak kendini çözebildiği kadar genişler. Rilke bunu şöyle söyler: “Her şey bizi çözmek için var; çünkü ancak çözülmüş olan, yaşamla bir olabilir.” İyilik de tam budur: çözülmeyi göze almış bir bilincin sessiz eylemi. Bir şeyi “iyilik” yapan şey, sonuç değil — kendinden azalma cesaretidir. İyilikte “ben” azalır, ama varlık çoğalır. İşte bu yüzden, gerçek iyilik yapıldığı anda değil, benliğin suda çözülür gibi sessizce kaybolduğu anda olur.
Ölüm ve İyilik
İyilik, ölümü düşünmeden var olamaz. Ölümün farkında olmayan insan, iyiliği de ciddiye alamaz; çünkü hiçbir şeyin sonlu olduğunu hissetmeyen biri, değer üretemez. “Ölüm bilincinin olmadığı yerde, iyilik sahneye dönüşür.”
İyilik ve ölüm: Benliğin çözülme sanatı
İyilik, özünde “ben” dediğimiz yapının çözülmesine dayanır. Ölüm de tam olarak budur: benliğin çözülmesi. O hâlde ikisi aynı doğa yasasının iki yüzüdür. İyilikte “vermek”, ölümde “bırakmak” vardır —her ikisinde de sahip olunan şey geri dönmez. Ama fark şudur: ölümde benliğin çözülmesi istemsizdir, iyilikte ise bilinçli bir teslimiyettir. Yani iyilik, ölmenin bilinçle yapılan biçimidir. Beden değil, ego ölür. Ve bu ölüm, yaşamın sürekliliğini mümkün kılar. Bu yüzden her iyilik eylemi, varoluşu tazeler.
“İyilik doğa yasasıdır, ahlak kuralı değil.”
Reklam