Psikanalitik Katman: İyiliğin Erotizmi ve Kıskançlık
Phillips ve Taylor, Freud’un mirasını genişleterek çok cesur bir yere gider: İyilik ile cinsellik ve saldırganlık arasındaki bağı açığa çıkarır. İyiliği arzulamak — tıpkı cinsellik gibi — doyumsuzluk, kıskançlık, güç ve kontrol arzularını da içinde taşır. Bu yüzden yazarlar şunu söyler:
“İyilik ya da iyiliğin esirgenmesi, saldırganlığın bir biçimidir.”
Yani iyi olmak bile, içinde bir gerilim taşır.
Gerçek iyilik, arzunun enerjisinden tamamen kopuk değildir; sadece o enerjiyi dönüştürmeyi bilir. Rilke’nin diliyle: “Her sevgi, kendi içinde bir korkuyu taşır.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Modern çocuk, ebeveyninin mutluluğunun önünü tıkayan bir etken hâline gelir.”
Burada iyilik artık bir sevgi biçimi değil, bir duygusal borç hâline gelir. Anne-baba çocuğa “iyi ol” derken, aslında “beni mutlu et” demektedir.
Phillips’in dediği gibi, çağımızın trajedisi artık kötülük değil iyiliğe olan inancın kırılganlaşması. İnsan, kendi doğasının merkezinde iyiliği değil, bencilliğin gölgesini gördüğünde, iyiliği bir ahlaki görevden çok, bir nostalji nesnesi hâline getiriyor.