Sahipsiz kalan el yazılı bir haykırış,
Yağmalanmış bir kent görüntüsüydüm yokluğunda.
Islanan kirpiklerimle, kaç şiire dizdim ben seni?
Kaç uçurum var not defterimde…
Kaç ahın nefesi var yüreğimde…
Oysa sen bilmiyorsun.
Hiçbir lügat yetmeyecek bizi anlatmaya.
Git desem, kopamayışıma yanacağım.
Kal desem, seni doya doya yaşayamayışıma...
Ah. Acın bile asil duruyor sol yanımda.
Gönlümün dinmeyen gözyaşları…
Savaşın ortasındayım...
Sol yanım teslim... Diğer yanım direnişte...
Daha nasıl anlatayım sevdamı bilmem ki
Dokunsalar, ağlayacağım bir ömür boyu... Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça! Bir anlık değil sanki sonsuza kadar boğulacağım bu bilinmezlikte. Oysa ben iyiyim (!) görünürde
Gittiğin yönde ben var mıyım? Yoksa duraklarında başkaları mı bekliyor seni?
Şimdi hüzün işgalinde tüm kelimelerim. Ağıtlarım bir bakışın içindi. Duymuyor musun çığlıklarımı? Bak yanından geçiyor sesim! Bu kadar sağır olamazsın. Yürek gözün beni görmüyor mu? Hadi ellerin dokunmuyor, bari yüreğin dokunsun bana. Dokunsun da görsün içimdeki kıyameti