Biribirinizi sevin ama aşk tutsaklığı istemeyin; ekmeğinizden verin birbirinize, ama aynı somundan ısırmayın. Birlikte şarkı söyleyin ama birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin. Sazın telleri de yalnızdır ama aynı melodiyi seslendirirler. Birbirinize kalbinizi verin ama karşılıklı kilitleyip saklamak için değil! Sadece hayatın eli o kalbi saklar. Birlikte durun ama yapışmayın. Tapınakların sütunlarını hiç bitişik gördün mü? Öyle olsa çatı çökerdi. Unutmayın: meşeyle çınar birbirinin gölgesinde büyümezler."
Shakespeare
Yağmuru sevdiğini söylüyorsun Ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Güneşi sevdiğini söylüyorsun Ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Rüzgârı sevdiğini söylüyorsun Ama rüzgâr çıkınca pencereyi örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum: Çünkü, beni de sevdiğini söylüyorsun SHAKESPEARE
Gençliğinde Güzel Sanatlar Akademisi'nden içeri girerek, "Efendim, resime merakım var, sanatı çok seviyorum, iyi de resim yapıyorum. Hayalimde hep ressam olmak var. Beni kaydeder misiniz?" dediğinde, Akademi yöneticilerince "Dışarı çık, burası beyefendilerin yeri, önce kılığını düzelt" dedikleri, o sıralar yatacak yeri olmadığı için köprü altlarında yatıp kalkan, dışlanan horlanan bir adamdı. Kim mi? Merak ettiniz değil mi? Bu adam Hitler'di. Dikkat! Çevrenizde dışladığınız, horladığınız yanı başınızdaki çocuk bir Hitler olabilir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi asla dışlamayınız. Eğer onlar, sizin beğenmediğiniz bir görüntüdeyse siz kendinizden utanın, çünkü onun sebebi sizsiniz, biziz, hepimiziz. Siz dışlarsanız, o gençlerin eline silah verecek çok olur. Ve gün gelir o silah size, topluma, devlete çevrilir
Çocuk elinde tuttuğu demir parayı düşürüp kaybetti. Yaşlı adam eğildi, bulana kadar çimlerde araştırdı. Çocuk hayretle sordu:
"Dede! dünyanın en zengin adamı olduğun doğru mu?" "Öyle olsa gerek," dedi. "Peki ama ne diye uzun süre demir bir parayı, aradın?" ihtiyar yarı tebessüm yarı ciddi bir hal alarak cevapladı: "Tek başına ıssız bir adaya düşsen, dünyanın bütün kâğıt parası elinde olsa yine de işine yaramaz. Fakat mâdeni para başkadır. Mâdeni paranın değeri vardır. Çünkü nihâyet madendir. Böyle bir metalden kendine bir âlet, önemli bir şey yapabilirsin. Onun için meteliğini daima sıkı tut. insan ne zaman ıssız bir adaya düşeceğini bilemez."
HENRY FORD