Safiye Çetinkaya

Safiye Çetinkaya

Yazar
8.7/10
105 Kişi
·
284
Okunma
·
30
Beğeni
·
3.325
Gösterim
Adı:
Safiye Çetinkaya
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1980 Antalya
1980 Antalya doğumlu olan Çetinkaya 2000 Yılında AKÜ Dinar Meslek Yüksek Okulundan mezun oldu. 2001 yılında evlenen Safiye Çetinkaya 2002 yılında eşinin polis memuru olması nedeniyle Dinar’a geldi. Bir ara Yozgat’a görev icabı gitmek zorunda kalan aile daha sonra 2008 yılında tekrar yine eşinin görev icabı Dinar’a geri döndü. Aynı zamanda Genç Yazarlar Kulübü üyesi de olan Safiye Çetinkaya’nın kitabı ilk olarak tanıtım amaçlı 1000 adet baskı yapıldı. İlerleyen günlerde ise yazarın kitabı 10.000 baskı görecek.
"Sana bir şiirler olmuş sevdiğim.
Yüzün gözün söz içinde...
Hangi imla kitabına baksam,
Benden ayrı yazılıyorsun."
Bazı insanlar aşktan ne istediklerini bilmediği için ,
Hayatları istemedikleriyle doludur.Ama onlar fark etmezler..
Geçiyor günler.
Yïllar tespih tanesi gibi geciyor.
Çektikce yaklaşıyor El-Fatiha...
Safiye Çetinkaya
Sayfa 175 - uğur tuna yayınları
Dolamışsınız dilinize bir çağdaşlık kelimesi, slogan atıp duruyorsunuz. Nedir bu çağdaşlık? Çağdaş olmanın göstergesi, ulus devlet olmanın tek yolu inançsız olmak mı? Allah'tan uzak bir yaşam mı?
Safiye Cetinkaya'nın yazmış olduğu bir kitap. Güzel ,keyifli ,akıcı bir kitap bence. Kesinlikle tavsiye edebilirim. Bunlar benim nacizhane fikirlerim tabi.Ben yine hoşuma giden bir bölümünü sizlerle paylaşacağım. Gerisi sizin kararınız.
Aşk hasrettir...
Hz. Hacer gibi, bir çocukla
Allah'a emanet yaşamaktır...
Aşk güvendir...
Hz. İbrahim gibi en sevdiklerini Allah ısmarlamaktır...
Hayâdır Aşk...
Hz. Adem gibi tam kırk yıl semaya bakmadan utanarak yaşamaktır Allah'tar...
Aşk sevmektir, bütün kötülüklere rağmen herkese kapıyı açık tutmaktır...
Hz. Vahşi'yi "yahşi" görmektir...
Okumalısınız(!)
Siz hiç engelli bir insanın hissettiklerini hissedebilir misiniz? Onun engelleriyle yaşadığı yetmezmiş gibi bir de biz engelsiz(!) insanların bakışlarına maruz kalmanın ne kadar kötü bir duygu olduğunu biliyor musunuz?
Peki ya bir annenin Allahım yavrum ölmeden ben ölmeyeyim dediğini duydunuz mu hiç? Engelli çocuğu olan annelerin ettiği dualardan sadece bir tanesini bu dua. Çünkü biliyorlar ki onlar öldüğünde o yavrucağa hiç kimse bakmayacak onun gibi..
Bu roman bütün engelli insanlardan sadece bir tanesinin yaşamını anlatıyor. Onca insandan sadede bir tanesini.. Ali Samet'i. Ali Samet'in Annesi Ayşegül' ü eğer engelli bir insanın hayatını anlamak istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
NOT: Yanınızda mutlaka bi kaç paket mendil bulundurun..!
Aklımdan çıkmıyorsun,aklım çıkıyor,sen çıkmıyorsun..
Bir çoğumuzun beklide durmadan söylediği bir cümle. Aklımdan çıkmıyorsun.. Hayat bazen istediğimiz gibi sürüp gitmez. Bazen gidişler olur,bazen de hiç bekmediğimiz bir anda dönüşler.. Gidişler olunca isyan ederiz kırıp dökeriz kendimizi darmadağın ederiz. Aslında arkasına dönüp gidenin umrunda bile değilizdir. Dönüp giden belki bir hevesle gider belki bir sinirle.. Belki bir daha dönecektir,belki de bütün hayelleri bütün umutları bütün sevgileri size bırakır ve bir daha asla dönmemek üzeri gider.. Peki sonra kalan ne olur? Geride ona şarkılar şiirler mektuplar bir çok şey yazar. Fakat hiç biri gidene ulaşmaz ulaşsa bile gidenin umrunda bile değildir. Çünkü her iki kişide aynı şeyi düşünür.. Kalan gideni,giden kendini..
Sonra kalan yavaş yavaş vaz geçer aslında hala deli gibi seviyordur ama umudu kesmiştir artık gidenden sonra ne mi olur bir gün kapı çalar ve beni affet der giden. O kadar kolay mıdır onca yılı çöpe atıp hiç bir şey olmamış gibi affetmek? Ama kalan yine dayanamaz ve affeder..
Bu kitap için ne yazılır inanın ki bilemiyorum..İçimize işlenen o iman sevgisi,inancımızın kuvvetlenmesini sağlayan o sözler anlatılmaz.Anlatılmaz yaşanır derler ya ,buda anlatılmaz okunur,okurken de yaşanılır diyebileceğim bir kitap...


Merve'nin İslamiyet'ten uzak yaşantısında yaşarken başına gelen birtakım olaylar sonucu Murat'la tanışması ve kalbinin yavaş yavaş İslam'a ısınması konu ediliyor..


Merve'nin islama olan uyanışını okurken hem masum bil tebessümle, hemde gözlerimde biriken yaşlarla okudum.


Sizlerinde bu kitabı bir an önce okumanızı isterim...
Kitaplarla kalın..
Nerden başlayacağımı bilmiyorum gerçekten mükemmel bir kitap. Islamdan imandan kopuk yasantıların uçurumdan dönüşünü anlatan ve mutlu bir sonla biten sürükleyici bir roman olmuş. Ufak tefek hatalar olsa da teması o kadar güçlü ki hataları görmezden gelebiliyosunuz. Insana bu dünyaya geliş amacını sorgulatan ve çözümün ne olduğunu öylesine güzel anlatmış ki yazar.. Yer yer agladim yer yer güldüm, dusundum ve okuduguma degdi cok etkilendim.Okunacaklar listesine eklemenizi tavsiye ederim pişman olmazsınız
Esin ve Halûk bir yandan da Hiç bilmedikleri İslâm çok güzel kaleminiz sonunu getirmek için sabırsızlandım resmen kitabın Allah'a şükür Sümeyye kızı da geldi eskisi gibi tekrar aile oldular yaşasın =_=
(Spoiler)
Beşeri aşktan İlahi aşka geçiş... Gerçek sevgiliye kavuşma... Kitap çok güzeldi. Okuyan bence kendini sorgulayıp iç hesaplaşmalara başvuruyor ve kendine çeki düzen veriyor. Kitap hakkında tek eleştiri bence insan sevmediği biri ile evlenmemeli hele de sevdiği biri varken.
Mutlaka okunmasi gereken kitaplardan ...
fırsat bulun mutlaka okuyunnnnn.
Hayatimiz hep bir sınav....


Hepimizin hayatinda hem ödül hem sinav var...
Bazi misralarinda kalbinize dokunabilir.
Bir kum tanesi...
Kitabın konusunu yaşanmış bir hikayeden almış olması kitabı daha özel yapıyor. Her bir satırını gözyaşlarıyla okuduğum yoğun duygular barındıran, okudukça kendinizi sorgulayacağınız bir kitap. Boşanmanın arefesinde olan kadın doğum doktoru Zeliha Anadolunun küçük bir ilçesine tayin ister. Kızı Çiğdem ile birlikte yaşamaya başlar. Engelli bir oğlu olan ve eşini genç yaşta kaybetmiş Ayşegül ile aynı apartmanda yaşamalarınında etkisiyle hayatları kesişir. Bir yanda kafası karışık, hayattan ve evlilikten ne istediğini bilmeyen Zeliha'nın mücadelesi, diğer yandan hem çocuğunun hastalığıyla tek başına mücadele ederken, çevresiylede uğraşan, insanların önyargılarına ve fikren engellerine sabretmeye çalışan bir anne Ayşegül...
Kitabı okurken; empati yapıyor, düşüncelerinizi sorguluyor ve sabrınızı ölçüyorsunuz. Ben olsam ne kadar dayanabilirim yada nasıl davranırdım diye. Herkese tavsiye ediyorum. Bu kitaptan ve bu hayatlardan öğreneceğimiz çok şey var. Bir saniye sonrasının garantisi var mı?
Sanırım Safiye Çetinkaya en sevdiğim yazarlardan. İlk kitabı olmasına ragmen uzun uğraşlar sonucu okuduğum en son kitabı. Genç bir kızın İslamiyetten bi haberken sevdiği adamın sayesine islama yaklaşma öyküsünü anlatıyor.. Diğer iki kitabı kadar çok etkilenmedim. Ama yine de sonunda ağladım.. :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Safiye Çetinkaya
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1980 Antalya
1980 Antalya doğumlu olan Çetinkaya 2000 Yılında AKÜ Dinar Meslek Yüksek Okulundan mezun oldu. 2001 yılında evlenen Safiye Çetinkaya 2002 yılında eşinin polis memuru olması nedeniyle Dinar’a geldi. Bir ara Yozgat’a görev icabı gitmek zorunda kalan aile daha sonra 2008 yılında tekrar yine eşinin görev icabı Dinar’a geri döndü. Aynı zamanda Genç Yazarlar Kulübü üyesi de olan Safiye Çetinkaya’nın kitabı ilk olarak tanıtım amaçlı 1000 adet baskı yapıldı. İlerleyen günlerde ise yazarın kitabı 10.000 baskı görecek.

Yazar istatistikleri

  • 30 okur beğendi.
  • 284 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 132 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları