Bibliyofil ne demek hepimiz biliriz ama abibliofobi nedir? Abibliofobi okunacak her şeyi okuyup okuyacak güzel kitap bulamama korkusudur. Okuma hayatıma klasik kitaplardan başladığım için bir süre sonra bu korku bende de oluşmaya başladı, tüm güzel kitapları okuduğumu düşünürken kütüphanemin raflarında rastgele aldığım bu kitap tüm korkumu yerle bir etti. Popülarite anlamında adı çok fazla duyulmamış bir yazar ve ismi çok duyulmamış bir kitap. Ama okuduğum çoğu klasik kitaptan daha fazla beni içine çeken bir olay örgüsü ve bana olmayan aşkımı, özlemi yaşatan satırlar… (Burada büyük yazar dediğimiz insanların kitabın kapağında ismi yazmasa kitaplarını aynı tutkuyla okur muyduk yoksa kitaplarını bize okutan yazarın ismi midir bunu da tartışmamız lazım.)
Olaylar zinciri Afyon’un küçük bir kasabasından çıkıyor. Kitabı bu kadar ilgi çekici kılan önemli bir nedense gerçek hayatta yaşanmış olması. İlknur’un anne babası Almanya’da çalışırken amcası gilde büyümesi ve anne babaya hep bir özlem duyması, liseye geçtiği zaman ulaşılması zor bir sevgiliye özlem duyması ve bunun acısını en derinlerimize kadar hissettirmesi. Uğur’un hayat rehberi olan davasında bedeller ödemesi ve sabırla muradına kavuşması… Yasemin’in varoluşsal sancılar çekmesi, gidip kaybolan bir gençlik… Doktor Ahmet’in gözünü doyurmayan para hırsı ve kendi çocuğunu daha iyi yaşatabilmek için diğer çocuklara kıyması…
Kitabı bu kadar okunmaya değer kılan husus ise yazarın kaleminin çok güçlü olması ve her duyguyu sanki siz yaşıyormuş gibi hissettirmesi. İlknur aşkının özlemini çekerken sanki bizler o acıyı yaşıyoruz. Yazar özlemi aşkı beklemeyi sabretmeyi evrensel olan duyguları o kadar sağlam benimsemiş ki “Evet diyoruz bunları yaşadığımda ben de böyle hissetmiştim, böyle söylemiştim, böyle
Aşk romanı diye başladığım kitapta daha gerçekçi şeylerle karşılaştım çok güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Aynı zamanda sürükleyici, dili ağır bir kitap değil okuyan herkese keyifli okumalar..
Kitabın ismine bakarak pembe dizi tadında bir aşk hikayesinin anlatıldığını zannetmeyin sakın. Öncelikle söylemeliyimki aldığım tiyoya göre kitaptaki karakterler gerçekmiş yani yaşanmış hayatların kitabını okuyacaksınız. Bu kitabın çıkmasını 1 yıl sabırla bekledim ve 2017'nin beklemeye değdiğini düşündüğüm ikinci kitabı yazarımız @safiye.cetinkaya 'ya emekleri için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Günümüzde aşık olmak, aşkı yaşamak, kavuşmak ne kadar kolay artık değil mi? Emek vermeden elde edilen sevgiler. Hiç kavuşmak için ne kadar süreceğini bilmeden beklediniz mi? Sabrın acı tadına baktınız mı? Sevdiğinize kavuşmak için sadece Rabbinize el açtınız mı? İşte yaşamayanlar için bu kitapta nasıl yaşandığı var. İliklerinize kadar hissedeceğiniz duygu yüklü bir hikaye. Peki siz yaptığınız bir hata yüzünden aileniz tarafından ölüme terk edildiniz mi? Çaresizlik nedir bilir misiniz? İnsanın bir yolu ve tutunağının olmaması... Neden yaşadığını bilememin arayışına girdiniz mi hiç? İşte sabır, beklemek, kavuşma ve arayış ve yönelişin hikayesi sıcacık içimizden... Herkese tavsiye ediyorum özelliklede aşkın ne olduğunu öğrenmeleri için genç arkadaşlarıma...
Merhaba
Ne desem nasıl anlatsam bilemiyorum gerçekten. O kadar hoş bir kitaptı kiiii. Gözlerim doldu okurken. Bir çok duyguyu bir anda yaşadım. Mutluluk, hüzün, acı, korku tarif edemeyeceğim kadar hoştu. Dini yönden biraz ağır basıyor.
Konusuna gelecek olursak; Elif ve Süleyman evlenir ama evliliklerinin ilk yıllarında 2 çocukları da ölür. Üçüncü çocuğa hamile olunca adak adarlar ve İlknur dünyaya gelir. İlknur 5 yaşına gelince Almanya'ya giderler ama hem annesi hem babası çalışacağı için amcası İbrahim beye bırakırlar. Hiç çocukları olmayınca evlat bilirler İlknur'u. 9 yaşına geldiğinde İlknur'a kavuşma ümidiyle yola çıkarlar. Ama kaderin üstünde bir kader vardır derler. Bulgar askerleri arabayı sıkıştırınca kaza yaparlar. İlknur'a kavuşamaz annesi , o gece ne olmuştu?
İlknur'a ne olacaktı? Ve daha bir çok soru ...
Anlatmak istiyorum ama okumanız en iyisi duygu dolu bir kitaptı.Kesinlikle okumalısınız.
Kitapla muhabbetle kalın :)
Harika ötesi bir kitap.Yazarın kitaplarını zaten çok seviyorum.Gerçekten insanın okuyup öğreneceği şeyler var içerisinde.Ayrıca çokta akıcı.Güzel dini kitap arayan herkese tavsiye ederim
Öncelikle Safiye Çetinkaya’dan bahsetmek istiyorum. 2018 yılında Afyon’da ilk kez düzenlenen kitap fuarında tanıştım kendisiyle. Sevgiye Uyanış ve Eylül Vurgunu kitaplarını aldım okudum, çok şey kattı bana. Muhabbeti olsun zarifliği olsun hoş bir kadın Safiye Çetinkaya. Aşk Yağmuru Sever kitabını da Isparta’da 3. kitap fuarında almıştım, yine kendisiyle biraz muhabbet ettik lakin arkadaşlarım olduğu için midir yoğun olduğu için midir çok fazla konuşamadık. Bir başka kitap fuarında tekrar görüşmek umuduyla
Gelelim kitabımıza;
Anadolu’nun küçük bir ilçesi, yanlış hatırlamıyorsam Afyon’un Dinar ilçesi. Bu ilçede yollar kesilen dört insan; İlknur, Uğur, Yasemin ve Ahmet. Hayatın zorluklarına karşı birbirine tutunmaya çalışan bu insanlar aşklarıyla, hüzünleriyle, yanlışlarıyla, günahlarıyla ve özlemleriyle yüzleşiyorlar. Tüm bu dünya telaşı içerisinde doğruyu bulma, güzele ulaşma, iyiliklerle donanma yolunda karşılarına çıkan her türlü zorlukla başa çıkmaya çalışıyorlar. Eylül Vurgunu ve Sevgiye Uyanış kitabında olduğu gibi bu kitabın satırlarında kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim. Aşk, özlem, isyan, acı ile yorulmuş hayatları sizi bekliyor.
Aşk Yağmuru SeverSafiye Çetinkaya · Hayat Yayıncılık · 201793 okunma
Kitabın adından sadece aşk,ayrılık,hüzün beklerken birçok çıkarımım oldu.Çok güzel kitaptı diyebilirim...
Kaderleri kesişen dört insan...
İlknur'un teslimiyeti,Uğur'un metaneti,Yasemin'in isyanları,Ahmet'in özlemleri...
İlknur'un eşi ve iki çocuğuyla mutlu hayatı vardı.Konuşma aralarında hep ben çok güzel beklerim diyordu.Neyi nasıl beklemişti?...
İlknur'un anne ve babası zor çocuk sahibi oluyor.Bu yüzden İlknur doğduğunda çok seviniyorlar.O dönemin şartlarından dolayı Almanya'ya gidip orada çalışıyorlar.İlknur'u amcası ve yengesine emanet ediyorlar.Annesi ve babası birkaç yıl geçtikten sonra İlknur'u yanlarına almak istiyor.İlknur'u almaya gelirlerken annesi trafik kazasında ölüyor.Babası yeniden evleniyor.Evlendiği kişide İlknur'u yanlarında istiyor fakat amcası ve yengesi İlknurdan kopamıyor.İlknur sınıf arkadaşı Uğur'a aşık oluyor.Evlenmeleri çok zor oluyor...İlknur'un ve Uğur'un mutlu yuvalarının olması Yasemin ile yollarının kesişmesine neden oluyor.Yasemin hamile olduğu için ailesi onu istemiyor,bebeğinin babasıda onu istemiyor.İlknur ve eşi kol kanat gererek onların yanında kalıyor.Ahmet,Uğur'un yakın arkadaşı olduğu için ve aynı zamanda doktor olduğundan yollarının kesişmesinde Ahmet'in de katkısı oluyor.Yasemin'i hamileyken ilk Ahmet tanıyor.Daha sonra birbirlerine aşık oluyorlar.Evleniyorlar...
Aşk Yağmuru SeverSafiye Çetinkaya · Hayat Yayıncılık · 201793 okunma
Ve bir kitabın daha sonuna geldim, aşk, özlem, isyan, acı, hasret, gözyaşı ile yoğrulmuş hayatlara ortak oldum, sizlerde ortak olmak isterseniz şiddetle tavsiye ederim.
Aşk Yağmuru SeverSafiye Çetinkaya · Hayat Yayıncılık · 201793 okunma
1980 Antalya doğumlu olan Çetinkaya 2000 Yılında AKÜ Dinar Meslek Yüksek Okulundan mezun oldu. 2001 yılında evlenen Safiye Çetinkaya 2002 yılında eşinin polis memuru olması nedeniyle Dinar’a geldi. Bir ara Yozgat’a görev icabı gitmek zorunda kalan aile daha sonra 2008 yılında tekrar yine eşinin görev icabı Dinar’a geri döndü. Aynı zamanda Genç Yazarlar Kulübü üyesi de olan Safiye Çetinkaya’nın kitabı ilk olarak tanıtım amaçlı 1000 adet baskı yapıldı. İlerleyen günlerde ise yazarın kitabı 10.000 baskı görecek.