Frieda'nın sükûneti ve soğukkanlılığıyla kolayca ve fark edilmeden kazanılacak bir şeyi, sanki senle ikimiz aşırı, fazla gürültülü, fazla çocuksu, fazla deneyimsiz davranışlarla, yani ağlayarak, tırmalayarak, çekip çekiştirerek elde etmeye çalıştık; bir çocuğun masa örtüsünü çekiştirip de hiçbir şey elde edememesi, yalnızca üzerindeki değerli şeyleri yere düşürüp, onları kendisi için ebediyen ulaşılmaz kılması gibiydi bu adeta;
sana destek vereceklerine inandığın kişileri aşırı yakınlık göstererek kazanmaya çalışıyorsun, ama bu halinle onları rahatsız edip, kendinden uzaklaştırı yorsun,
"Seni artık sevmiyor galiba?" diye sordu. Ama eskiden yaptığı gibi kötü niyetle değil, sanki bu arada dünyanın kötülüğünü anlamış da, bunların karşısında kendi bütün kötülükleri hiç kalıp, anlamını yitirmiş gibi üzgün bir ifadeyle sormuştu;