Ziya

Ziya
@TryingToUnderstand
What if not? nullius in verba/memento mori/omnes una manet nox/sub specie aeternitatis #130893017 #135188298 #133405446 #134412952
yaşamak
CE, GTU
soluk mavi nokta
Eskişehir, 18 Nisan
9 kütüphaneci puanı
511 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Geçmişi değiştirmek ister miydiniz?
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 02:01
Asimov Sonsuzluğun Sonu'nda bu soruya "evet" cevabı verilirse neler olacağını anlatıyor. Bu soruyu hiç bu kitaptaki bakış açısıyla yorumlayanı görmemiştim şu ana kadar. Soluk kesici bir deneyimdi. Kendilerine Sonsuzlar denilen insanlar, zaman yolculuğu aracılığıyla insanlık tarihinde gezintiler yapar. Zaman yolculuğu için bir çeşit kazana binerler ve kontrol panelinden gitmek istedikleri yüzyılı seçerler. -Asimov'un insanlığın geleceğine dair bir iyimserliği de göze çarpıyor bu noktada: 125000. yüzyıllardan bahsetmektedir.- Bu yüzyılların geleneklerini, atmosferini detaylıca gözlemler ve raporlarlar. Yüzyılda olmuş olaylar detaylarıyla veritabanlarına kaydedilir. Sonra, mesela bir atom savaşı gibi felaketleri tamamen ortadan kaldırmak ya da insanlığın daha faydasına olduğunu düşündükleri bir yıla ertelemek için o atom savaşına giden neden sonuç zincirini çıkarırlar ve zincirdeki bir nedeni değiştirirler. Böylece olayların seyri başka şekilde olur. Bu şekilde ölümcül salgınları, kıtlıkları, atom savaşlarını, soykırımları engelleyebiliyorlar. Kulağa harika geliyor değil mi? O kadar harika olup olmadığını, değiştirilen gerçeklikte neler olduğuna bakarak anlayalım: Değiştirilen gerçeklik önceki gerçekliğin yerini alıyor. Yani her bir değişiklikle birçok insanın hayatında değişimler oluyor. Mesela kitabın bir yerinde, atom savaşının zamanını değiştirmek için nükleer silah teknolojisini yaratan insanın, üniversitedeki bir dersi almasını engelliyorlardı. O derse girmediği için mevcut bilgilerini oradaki bilgilerle birleştiremediğinden nükleer silahlara giden düşünce zincirini hiç oluşturamıyordu. Kitaptaki açıkça ortaya koyulmuş neden sonuç zincirleri insana kendisinin şimdiki gibi oluşunun da aslında ne kadar hassas ve çok çok çok küçük olasılıklı olduğunu hatırlatıyor.
Felsefe
Sonsuzluğun SonuIsaac Asimov · Monokl · 20152,933 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
hayat, kedi, kitap, deniz, yemek:)
Puan vermedi·285 syf.··
2022 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 20:23
Bu incelemeye başladığımda henüz 61. sayfadayım. Buna rağmen kitabın bana o kadar çok kattıkları oldu ki. Bunların bazılarından bahsetmek istiyorum. Öncelikle ilk sayfalarda Mina Urgan'ın mutluluğa ve hayata dair söyledikleri insanın bakışını büsbütün değiştirmeye yeter de artar bile. Örneğin, sayfa 12'de şöyle sesleniyor doğadan kopuk mutsuzlara, "Doğa herkese, özellikle acı çekenlere mutluluk sunmaya hazırdır her zaman. Yeter ki, benliğimizin kafesinden, her bir yanı kapalı o daracık, o kapkaranlık kafesten çıkabilelim. Derin bir nefes alıp çevremize şöyle bir bakabilelim. Kör olmayalım, sağır olmayalım doğaya." Hayatın içindeki küçük güzelliklerin, onları görüp, işitip, hissetmeye çabaladığımız takdirde mutluluğumuz üzerindeki etkilerinin çok büyük olabileceğini ve onların yardımıyla rahatlamayan kişininse hayattaki aslında önemsiz dertlerle hem kendisinin zehirleneceğini, hem de başkalarına bu zehri saçacağınıysa şöyle anlatmış sayfa 10'da: "Ne yazık ki, çoğumuzun farkına bile varamadığı bu önemsiz görünen ama aslında çok güzel şeyleri göremezseniz, koklayamazsanız, duyamazsanız, yandınız gitti demektir. Sinir içinde evinize dönüp yaşamı kendinize de, çevrenize de zehir etmekten başka çareniz kalmaz o zaman." Ki bu tavsiyeler biz hız çağı insanları için kitabın yazıldığı zamana kıyasla çok daha fazla anlam taşıyor. Hayat tüm güzelliğiyle etrafımızdan akıp gidiyor, bizse telaş ve kaygılarımıza gömülürken ne kendimizin ne sevdiklerimizin farkında oluyoruz. Sevdiklerimizden veya kendimizden -ilkinde de bizden parçalar kopmaktadır- bir şeyler eksildiğinde, bunlara dair bir şeyler içimizden kopup yittiğinde, işte o zaman gözlerimizin önündeki kaygı ve endişe perdeleri aralanıp kısa bir süre için de olsa hayatı görmemizi sağlıyor. Fakat yeniden körleşiyoruz. Kitapta fark
Anı-Mektup-Günlük
Bir Dinozorun GezileriMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 20253,928 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 175. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2021 21:47
Sokrates bu kitabı okusaydı şuna yakın bir şeyler derdi: "Aferin, Mark!" Çünkü Sokrates'in maiotik yani doğurtma yönteminin çok güzel bi uygulaması niteliğinde bence kitap. Maiotik yöntem karşınızdaki kişiye ironiden de faydalanarak aslında bildiği bir şeyi sorular sorarak açığa çıkarmaktır. Kişi o konuda hiçbir şey bilmediğini sanırken yığınla bilgisi olduğunu hayretle fark eder konuşma sonunda. Bu yöntemi Sokrates'in Savunması'ında da görebilirsiniz. Diyalogu izlerken Sokrates'in karşıdakinin aklıyla adeta alay edişini ve konuşmayı ne kadar iyi yönettiğini izlemek büyük zevk. Neyse, kitaba döneyim, kitapta biri Genç Adam, diğeri Yaşlı Adam olmak üzere iki kişinin konuşmaları var. Yaşlı Adam burada Sokrates rolüne bürünmüş. Konularsa Bilgi Felsefesi kapsamına giriyor: Akıl, bilginin niteliği, onu elde etme biçimimiz, özgür irade vb. İlk bölümde iki ana başlık var: 1)İnsan Makinesi 2) Kişisel Değer. Tüm kitabın özünü 1.de buluyoruz aslında. İnsanın makine olmasından kastıysa şu: İnsan asla yeni bir şey üretmez. Sadece dışarıdan edindiği izlenimleri ve etkileri sentezleyerek bu sentezleri ifade eder. Ayrıca akıl makinemiz bizim kontrolümüz dışında çalışır. Ne hakkında çalışacağı ise tamamen neyden daha çok zevk aldığına bağlıdır. 2. Kısımsa kişisel değer, bu da 1.ye bağlı, kitaptaki diğer fikirlerin olduğu gibi. Eğer insan bir makineyse ve bu makine mizaç, eğitim ve diğer etkenlerle oluşuyorsa; kişinin özgür iradesi yoktur. Özgür iradesi yoksa, ona kişisel değer atfettiğimiz özellikler üzerinde de bir müdahalesi yoktur ki. Öyleyse bir kişinin herhangi bir şeydeki başarısı yüzünden takdir edilmesine ve kendiyle gururlanmasına da gerek yoktur. Biliyorum, bunlar kulağa saçma geliyor ilk bakışta, fakat Yaşlı Adamın kitap boyunca verdiği çeşitli örneklerle bu düşünceler pekişiyor. Ve 2.
Felsefe
İnsan Nedir?Mark Twain · Dedalus Kitap · 202319bin okunma