Ziya

Ziya
@TryingToUnderstand
What if not? nullius in verba/memento mori/omnes una manet nox/sub specie aeternitatis #130893017 #135188298 #133405446 #134412952
yaşamak
CE, GTU
soluk mavi nokta
Eskişehir, 18 Nisan
9 kütüphaneci puanı
511 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
duyusal olan-ister duygulanım ister algı boyutunda olsun- ancak ilişki olarak; yani dünya ile ben olan canlı arasındaki bir ilişki olarak vardır. Aslına bakılırsa, duyusal olan ne bir rüya gibi "bendedir" ne de içsel bir özellik gibi "şeydedir": Şey ile benim aramdaki ilişkidir.
Sayfa 2
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gözlemciyi ortadan kaldırın; dünya, işitsel, görsel, kokuyla ilgili vb. tüm niteliklerinden boşanır, tıpkı parmağımı ondan çekmemle birlikte alevin acı hissinden "boşanması" gibi.
Sayfa 2
Felsefe
düşünce "kendinde" dünya ile "bizim-için" dünya arasında karşılaştırma yapmak amacıyla kendinden dışarı çıkamaz, salt dünyaya ait olan ile varlığını bizim dünyayla ilişkimize borçlu olanı ayırt edemez. Böyle bir girişim esasında kendi içinde çelişkilidir: Şu veya bu özelliğin kendinde dünyaya ait olduğunu düşündüğümüz anda, biz tam olarak onu düşünmekteyizdir; bu nedenle, söz konusu özelliğin, onun hakkında sahip olabileceğimiz düşünceye özce bağlı olduğu ortaya çıkar. Kendinde, bir "bizim-için" haline gelmeden temsil edilemez; veya Hegel'in eğlenceli ifadesiyle: Kendi başınayken nasıl olduğunu bilmek amacıyla nesnenin "arkasından dolaşıp”" onu "apansız yakalayamayız". Tüm bunlar şu anlama gelir: Dünya-ile-ilişkimizin ötesindeki hiçbir şeyi bilemeyiz. Sonuç olarak, ikincil nitelikler için şart koşulan öznelleştirme bakımından nesnenin matematiksel özellikleri de bir istisna olusturamaz: Bunların da öznenin verilmiş olanla kurduğu ilişkiye dayalı olarak anlaşılması gerekir.
Sayfa 5
Felsefe
Bilinç ve dil esasında benzersiz nesnelerdir; çünkü "dünyayı yaparlar". Çünkü bir yandan, bunların perspekti finden "her şey içeride" ama aynı zamanda "her şey dışarıda"dır. Wolff şöyle devam eder: "Her şey içeridedir, çünkü herhangi bir şeyi düşünmek için 'onun bilincinde olabilmek' zorunludur, onu dile getirebilmek zorunludur ve bu nedenle, çıkış imkanı olmaksızın, dile ve bilince kapatılmışızdır. Bu anlamda, bunların dışları yoktur. Fakat başka bir anlam da, tümüyle dışarıya dönüktürler, dünyanın penceresidirler: Çünkü bilinçli olmak her zaman, bir şeyin bilincinde olmaktir; konuşmak, zorunlu olarak bir şey hakkında konuşmaktır. Ağacın bilincinde olmak, ağacın bir fikrinin değil, ağacın kendisinin bilincinde olmaktır; ağaçtan konuşmak, bir kelimeyi dile getirmek değil, şey hakkında konuşmaktır. Sonuç olarak, bilincin ve dilin dünyayı kapsamaları, ters yönden, onun tarafından çepeçevre kapsanmaları ölçüsündedir. Bilincin veya dilin içinde olmak şeffaf bir kafeste olmak gibidir. Her şey dışarıdadır ama dışarı çıkmak imkânsızdır."
Sayfa 9
Felsefe
En azından Popper'dan beri, ampirik bilimler tarafından öne sürülen her teorinin gözden geçirilip düzeltilebilir olduğunu biliyoruz. Yani daha zarif veya deneyime daha uygun bir teori lehine çürütülüp reddedilebilirler. Fakat bu ihtimal, bilim insanının kendi beyanının doğruluğunu var saymayı anlamlı addetmesine engel değildir: Olayların fiilen, kendi tarif ettiği gibi gerçekleşmiş olabileceğini ve yaptığı betimleme bir başka teori tarafından yerinden edilmediği sürece, olayın tam da bugün yeniden kurguladığı şekilde gerçekleştiğini kabul etmesi meşrudur. Ve her durumda, teorisi çürütülecekse de bunu ancak, yine evveliyatı kapsayabilen ve doğru olduğu var sayılan bir teori yapabilir. O halde Kartezyen bakış açısına göre evveliyatla ilgili beyanların referansları (geçmişte olsalar da) gerçek olarak konulabilirler, yeter ki gelişiminin belli bir aşamasındaki deneysel bilim tarafından geçerlilikleri teyit edilsin.
Sayfa 17
Felsefe