Tuba Asar

Tuba Asar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 00:00
·
2025 14. kitabı
Tarık Tufan
8.1/10 · 5,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kısa süre sonra Mitsutsuka'dan geriye ne kaldıysa tamamen yok oldu ve tanıdığım Mitsutsuka'yı düşünmeye çalıştığımda, onun hakkında temelde hiçbir şey bilmediğimi bir kez daha fark ettim. Her gün ne yediğini, zamanını nasıl veya kimlerle geçir- diğini, neleri önemsediğini, gün boyunca aklından nelerin geçtiğini bilmiyordum. Nerede uyuduğu, nerede kitap okuduğu, ne tür insanlarla konuştuğu, nelere güldüğü hakkında hiçbir fikrim yoktu. Nelere öfkeleniyor, nelere canı sıkılıyor ya da uykuya dalarken neleri düşünüyordu? Ne tür kadınlardan hoşlanırdı? Geçmişte ne tür kadınlara âşık olmuştu? Nasıl âşık olmuştu? Eğer ben güzel olsaydım, rüyamda bana yaptığı şeyleri gerçekte de yapar mıydı? Rüyaları nasıldı? Benimle konuşmaktan hoşlandığını söylemişti ama ya sadece konuşmaktan hoşlanıyorsa? Mit- sutsuka nelere üzülür, nelerden mutlu olurdu? Nasıl rüyalar görürdü? Şu anda neredeydi, ne düşünüyordu? Ne yapıyordu? İyi miydi, hatta beni görmediği için mutlu muydu? Bir anlığına bile beni düşünüyor muydu?"
Sayfa 186·Kitabı okudu
Alıntı
Yapayalnızım, diye düşündüm. Yıllardır tek başınaydım ve bundan daha fazla yalnızlığın mümkün olmadığını bilmeme rağmen bir anda gerçekten ne kadar yalnız olduğumu fark etmiştim. İnsan kalabalığına, onca farklı mekâna, bir araya toplanmış sınırsız ses ve renk kaynağına rağmen burada elimi uzatıp dokunabileceğim hiçbir şey yoktu. Adımı çağıracak hiçbir şey yoktu. Hiç olmamıştı ve olmayacaktı da. Ve dünyanın neresine gidersem gideyim bu asla değişmeyecekti. Etrafım, şehrin çiseleyen yağmurla daha da koyulaşan griliğiyle çevrilmişti ve hareket edemiyordum.
Alıntı
Gölgem çok çok güçlüydü, belirgindi gerçek cismimden; duvara vurmuş gölgem daha gerçekti vücudumdan. Sanki ihtiyar hurdacı, kasap, dadım ve o kahpe karım, benim gölgelerimdiler, ben bu gölgelerin içinde hapsedilmiştim. Bir baykuşa benziyordum, ama iniltilerim boğazımda takılıp kalıyordu ve ben pıhtılaşmış kan olarak tükürüyordum onları. Şayet baykuş da hasta olsa benim düşündüğüm şeyleri düşünür. Duvardaki gölgem tıpkı bir baykuş gölgesiydi ve iki büklüm eğilmiş, yazdıklarımı dikkatle okuyordu. Anlıyordu besbelli: bir o anlayabilirdi. Göz ucuyla gölgeme baktıkça korkuyordum. Karanlık ve suskun bir gece, tıpkı hayatımın üzerine çökmüş gece gibi. Kapıdan, duvardan, perdenin arkasından bana yüz göz oynatan korkunç karaltılarla dolu gece.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Alıntı
Canlılar dünyasıyla aramdaki bağlar koptu kopalı, önümde biriken şeyler geçmişin anıları herhalde. Geçmiş, gelecek, saat, gün, ay ve yıl hepsi aynı şey. Değişik dönemler, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, benim için boş sözlerden başka bir şey değil bunlar. Bunlar sıradan insanlar için, ayaktakımı için, evet işte aradığım kelime, ayaktakımı için, ki onların hayatları senenin mevsimleri gibi belirli mevsimlere, dönemlere bölünmüştür ve onlar, hayatın ılımlı kesimlerinde güvence altındadırlar. Hayat bana tek ve değişmez bir mevsim oldu hep. Bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta geçti âdeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir mum gibi eritti.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı