İnsan kaderine doğru mu gider yoksa kaderi mi her halükarda insanı gelip bulur? Kader kendisine gittiğimiz midir, kendisinden kaçtığımız mı? Gidişlerin ve gelişlerin yolu sandığımız ka-dar net değil. Bazen gidiş zannettiğimiz şey, kaçmaya çalıştığımız yere hızlı bir dönüş olabiliyor.
Güneş doğduğunda nasıl karanlıklar yok oluyorsa dünyamızdaki her türlü baskı, zulüm ve haksızlık da inananların çalışmalarıyla yok olacaktır. İnanıyorsanız en üstünsünüz. Zafer ise elbette inananlarındır ve zafer yakındır. İşte bizim davamız budur. Ne mutlu bu hak davada canla başla koşanlara.
Allah, insanlara "eserden müessire intikal etme kabiliyeti" vermiştir. İnsan bir esere bakarak o eseri yapanı tanıyabilir. Bir resme bakarsanız, o resmi çizen ressamın nasıl bir ruh yapısına sahip olduğunu anlayabilirsiniz.
Melekler tabiatları gereği nurani varlıklar olduklarından gittikleri yeri hem aydınlatırlar hem de hafifletir ve oraya bir inşirah ve ferahlık getirirler. Bu nurani özelliklerinden dolayı, meleklerin isimleri hem İbranicede ve Arapçada hem de kadim Batı dillerin-de -Yunancada ve mevcut Batı dillerinde- hep -il son ekiyle biter. Cebrail, İsrafil, Azrail, Mikail. -il eki "ışıkla ilgili olan, nura-ni olan" demektir. Kadim Yunancada güneş helen demektir. Helenistik dönem, yani ışık dönemi. Helen, "Işık doğudan yükselir." kaidesi mucibince o ışığı ifade eder.