Kader, insanın kendi varlığı ile beraber yoğurulmuştur. Ondan içtinap [Sakınma, çekinme, kaçınma. ] edilemez. İnsan, kaçmak istediği kaderini beraberinde götürür.
Meryem, bu hayat muammalarının menşeini bilmek, öğrenmek istiyor. Zira bunlar bilinmedikçe, insan kendini gurbete düşmüş bir yalancı hissediyor. Benliğine, ruhuna, hasılı hilkatin sırrına bigâne olan kimsenin bir diyar garibinden, bir yabancıdan ne farkı olabilir?
— Meçhuller içinde yaşamak, kendine, ve kendini yaratana yabancı olmak kadar azablı bir şey olur mu?
— Meryem, işte daima bu azabı, bu üzüntüleri çeker. Fakat nerede ona bu yolda yardım edecek, bilgisi, bilgileri mağlûb edecek vücud nerede?
— Meryem, işte, hasretini çektiği bu vücudu arıyor ve kanmayan ruhu, tabiatın fevkindeki azamete yetişmek istiyor. Bu ateşin kabiliyetli kızı, ancak o zaman rahat edecek, kendine sahib olacak....
"Senin Allah Allah demen, O'nun buyur kulum demesidir. O, seni zikretmese sen O'nu hiç zikredemezdin. Senin O'na kavuşma arzusu ile amel edip çırpınman; O'nun tarafından sana verilmiş bir cezbedir.
~Hz. HIZIR (a.s)~