Aslında her şey, nasıl bir hayat yaşadığımızla ilişkili denilebilir. Toplumun siyasal kutuplaşma ortamına sürüklendiği o eski, 1960'lı-70'li yıllar üniversiteye nasıl kimlik verdiyse, hayatın alabildiğine magazinelleştiği bu günün dinamikleri de üniversiteyi aynı ölçüde biçilemekte.