...Senin iki büyük kusurundan, gururundan ve onun deyişiyle "para konusunda çok yanlış" düşündüğünden söz etti. Nasıl güldüğümü çok iyi hatırlıyorum. Birinci kusurunun beni hapse, ikincisinin de iflasa sürükleyeceği aklımın ucundan bile geçmemişti.
Mektupta haksız yere suçlandığını düşündüren bir şey olursa insanın haksız yere suçlanabileceği bir hatanın bulunmasına şükretmesi gerektiğini hatırla. Mektubun bir tek bölümünde bile gözlerin dolarsa ağla; tıpkı bizlerin, gündüzlerin de geceler gibi gözyaşına tahsis edildiği hapishanede ağladığımız gibi.
Tanrı, günahkârın yaşamının yazılı olduğu defteri açmış, 'Yaşamının çok kötü olduğu kesin,' demiş. 'İşlediğin günahlar: (Dâhiyane, harika bir günah listesi sıraladı) Bütün bunları yaptığına göre, seni kesinlikle Cehennem'e göndereceğim.'
'Cehennem'e gönderemezsin beni.'
'Niye gönderemezmişim Cehennem'e?
'Çünkü hayatım boyunca orada yaşadım.'
Bunun üzerine Tanrı'nın mahkemesinde büyük bir sessizlik olmuş.
'Ne yapalım! Cehennem'e gönderemediğime göre seni Cennet'e göndereceğim.'
'Cennet'e gönderemezsin beni.'
'Niçin gönderemeyeyim seni Cennet'e?'
'Çünkü onu hiç hayal edemedim.'
Ve Tanrı'nın mahkemesinde büyük bir sessizlik olmuş."