Hayal kırıklığı ve ihanet karşısında kırıldığını inkâr etme… İnkâr etmek, ne kırgınlığı giderir ne de sana tecrübe için gerekli alan bırakır. Unutma, sadece duygularımızı hissederek ve kabul ederek dönüşüm yaşarız. Hayatınızın sorumluluğunu ne kadar çok alırsanız, o kadar çok kendinize saygı duyarsınız; diğer insanların haksızlıkları yüzünden kurban gibi hissetmez, güvenle kendinizi savunur, hayattan istediğinizi ve hak ettiğinizi alırsınız.
Bir insanı tanımak için nasıl konuştuğuna, başkaları için ne söylediğine, öfkelenince ne yaptığına, ne seyrettiğine, ne okuduğuna bakın. Bunlar onun iç dünyasının en önemli aynalarıdır.
Şu kadınlar ne garip mahluklar. Duygusal durumları ne kadar çabuk değişebiliyor. Küçücük şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. Bir anda dünyanın en mutsuz en kederli en suçlu insanı iken nasıl da kolayca gökyüzünün en üst katına çıkabiliyorlar. Sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. Onlar için yaşamın temel şartı Sevilmek. Aşk’la Tutku’yla sonsuza kadar Sevilmek ve asla Vazgeçilmemek. Her şeyi affedebilirler ama Sevilmeme’yi Asla.