Tuğba Babacan

Tuğba Babacan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·712 syf.·
2025 55. kitabı
Emine Tavuz
9/10 · 103 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Arkamı dönmeden hemen önce, "Oğuz?" diye seslendiğimde bana döndü bakışları. Cebimden çıkardığım Impala'nın anahtarını ona doğru fırlattım. "Sen de benimkini al o zaman. Biz gelene kadar sende kalsın." Oğuz anahtarı havada yakaladı. Bir bana, bir de elindeki anahtara gözleri kocaman açılarak baktı. "Oha!" diye soludu şaşkınlık içinde. "Impala'yı mı verdi bu şimdi bana?" Evet, biraz öyle olmuştu. Kısa bir süreliğine değiş tokuş olarak düşünebilirdi. Tam ona, "Aynen öyle," demek için hazırlanıyordum ki Batuhan'ın bana attığı çirkin bakışları gördüm ve dudaklarımı birbirine kenetlemek zorunda kaldım. Gelecek olanı zaten biliyordum. "Senin gibi dosta yazıklar olsun! O arabayı ben bile bir kez sürmedim şerefsiz! Adi köpek!" Evet, bu da doğruydu. Impala'yı bir kez olsun Batuhan'a vermemiştim çünkü en az Nisa kadar değerliydi benim için. Gerçi Nisa çok daha değerliydi ama şimdi konumuz bu muydu yani? Zaman daralıyordu ve bizim hemen yola çıkmamız gerekiyordu. Benim bir şey söylememe gerek kalmadı çünkü Senem dişlerinin arasından âdeta tıslarcasına, "Derdimiz bu mu şimdi geri zekâlı?" diye sitem ederken bir tane de Batuhan'ın ensesine şamarı geçirdi. Anlaşılan bugün herkesi şamar oğlanına çevirecekti. Hak ediyorduk doğrusu. Ne diyelim?
"Bak sen şu Kalender gelinlerine," diyen alaycı sesini duyduk. "Nasıl da kaçayiler." Ben artık bir Kalender gelini değildim! Hadi ben kaçıyordum ama Farah niye kocasından kaçıyordu! Kolunu tutarak onu durdurdum. "Ben saklanana kadar sen onu oyala." Kocasının sağı solu belli olmadığı için ne yapacağını kestiremiyordum. Farah dehşete kapılarak bana baktı. "Ben ne olacağım?" "Kocan değil mi? Senin ondan zaten kaçışın yok, bari birimiz kurtulsun." Tam arkamızda bir öksürük sesi duyunca yutkunarak arkamıza döndük. Gurur ellerini ceplerine koymuş, dik dik bize bakıyordu. Önce Farah'a, sonra bana, daha sonra tekrar Farah'a bakarak ona beni gösterdi. "Sen bu kızin yaninda çok durmayasun," diyerek onu uyardı. "Senu de kendune benzetur, hiç uğraşamam." Farah'ı bana gönderdiğini gizliyordu. Farah'tan sonra bana dönüp başıyla Karun'un bulunduğu masayı işaret etti. "Sen de doğrudan kocanin yanina gideysun. Uşağa kafayi yedurten sensun, toparlayacak olan da sensun." Artık onun karısı olmadığımı anlamak istemiyordu. "Gidersem vurur beni." Ceketinin önünü kenara çekerek bana silahını gösterdi. "Gitmeyunce de ben senu vurayim." Tehlikeli gözlerle bana bakıp göğsünü kabarttı. "Karar ver bakayim," diyerek tehdit etti. "Hangimizun elunde ölmek isteysun?" "Bir C şıkkı istesem?" "Ula bak atayi kafam!" "Tamam, gidiyorum!"
Alıntı
Gözlerim irileşerek Duha'ya baktım. "Karun beni seninle mi aldatıyor?" Güçlükle koltuğa oturup Kadem'in elindeki kolonya şişesini aldı. "Karun beni Ersin ile aldatıyor!" "Bu beni aldattığın gerçeğini değiştirmiyor!" dedi Elay. Hem de bir erkekle!" Oturduğum yerden ayağa fırladım. "Bu benim de aldatıldığım gerçeğini hiç değiştirmiyor!” Yüzümü buruşturdum. "Hem de seninle!" "Burada aldatılan tek kişi benim!" Duha kolonyayı boynuna sıkıp kendini kolonyayla yıkamaya başladı. "Bana bunu nasıl yapabilir!" Elay irkilerek geriye çekildi. "Karun ile düşman olduğunuzu sanıyordum." "Öyleydik!" Kolonyayı avucuna sıkıp ıslak elini yanağına sürttü. "Aramızda kaliteli bir düşmanlık vardı ama o artık Ersin ile takılıyor!" Elindeki kolonya şişesini bana fırlattı. "Hepsi senin yüzünden!" "Sektir!" Kadem homurdanırken üçümüze yüzünü buruşturarak baktı. "Hepsi kafayı yedi." "Buna artık daha fazla göz yummayacağım!" Elay kaşlarını çatarak bir ayağını sertçe yere vurdu. "Karun mu yoksa ben mi? Yap artık seçimini!" Çıldırmak üzereydim. "Kocamı seçersen kafanı kırarım!" Masadaki vazoyu elime alarak Duha'nın gözlerinin içine baktım. "Bu konuda şaka yapmıyorum." Kadem kahkaha attı. "İşler ilginçleşiyor." Duha ise Elay ile ikimize öldürecekmiş gibi bakıyordu. "Siz yine ne saçmalıyorsunuz?" Elay ile aynı anda, "Karun ile aranızda ne var?" diye bağırdığımızda sinir krizi geçirmek üzereydi. "Yemin ederim bu ikisi adamı katil eder!"
Alıntı