Keşke az sonra ölmeyecek olsaydım . Yalan Yok, içten içe hayatım boyunca hep ölmeyi istedim . Bazen durur düşünür , yaşıyor olmanın ne kadar saçma olduğunu fark ederdim. Size olmuyor mu ya ? Yaşamak ağır gelmiyor mu ?
Hayat böyle sırtınıza bir kambur gibi binmiyor mu? Bana oluyor . Düşün ki 6 milyar insan var dünyada . Peki bana ne gerek var ? Gerek yok . Tamam o zaman . Bırakın beni öleyim . Nasılsa unutuluruz . Bir Ayşegül üzülür ... Bir de sinan , ama o ertesi güne unutur . Çocuk ne de olsa . Ayşegül ağlar . Çok ağlar . Sonra daha çok ağlar . Sonra unutur .
Hepimiz unutulmak için yaratılmadık mı ? Siz yine de beni unutmayın .
Arada bi resmime filan bakın .
Söylediğim havalı sözleri bi kenara not edin .
Ben unutulacak adam mıyım be ?
POYRAZ
“ tamam beni sevme ... ama başkasını hiç sevme .. nefret mi edeceksin ! Benden Nefret et ! Ben senin nefretine de razıyım ! Öfkene de razıyım ! Senden gelecek herşeye razıyım ! Yeter ki başkasını sevme ! “
“ Acaba bunlar neden yaşıyorlar ? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi Hikmet bunların yer yüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor ? Fakat bunu düşünürken ; yalnız o adamların dışlarına bakarız ; onların da birer kafaları , bunun içinde , isteseler de istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu , bunun neticesi olarak kendilerine göre bi iç alemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz .”
Ne hissediyorum biliyor musun ?
Dökülüyorum
Saçak saçak üstümde hasır bir sığınak
Yağmur kar fırtına hepsi
Ben altında ben üstünde
Yanında kıyısında Ada’nın
Ağacın kökünde
Toprağın ötesinde
Çok yakınında sıcakların
Dökülüyorum
Yaşamak değil oyalanıyorum
Tahmin ederdim buramı da
Hiç rastlamamıştım
Çokmuş
Hiçmiş
Dökülüyorum
Peşimden gitmek istemiyorum
Gidiyorum ..