Bilmem size de hiç oldu mu? Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.
Pazar günleri mezara gitmek hem acı hem de keyiflidir. Onun üstüne yatmak, onu vücuduyla örtmek istiyor. Elleriyle toprağı kazmak istiyor.. Üzerine bir fidan dikmek, onu rüzgardan ve yağmurdan korumak ister. Belki de onunla orada yaşamak için yerleşmek.
“Acımak..Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, İnsanlığımızın derecesini öğretir.”